"Elveda Gülsarı" insanın doğayla, toplumla ve kendi iç dünyasıyla olan mücadelesini ele alan derinlikli bir roman olarak öne çıkar. Cengiz Aytmatov, bir yandan Kırgız kültürüne ve doğasına dair zengin betimlemeler sunarken, diğer yandan Sovyet rejimi altındaki toplumsal dönüşümleri ve bireyin bu dönüşümler karşısındaki çaresizliğini ustaca işler. Gülsarı ve Tanabay’ın hikayesi, hem bireysel bir dram hem de evrensel bir özgürlük mücadelesi olarak okunabilir.
“İnsanların en büyük acıları, yüreğinde saklıdır. Kimseye söyleyemezsin, çünkü sözler bu acıyı anlatmaya yetmez. Sessizlik daha derin bir çığlıktır bazen.”