Yorgun ve üzgün bir adam, soğuk bir kış gününde sokakta yürüyordu. Kafasını öne eğmiş, yere bakarak ilerliyordu. Rüzgarlı havada ince ceketi onu yeterince sıcak tutmuyordu.
Yolun kenarında, köşede bir adamın yalvaran sesleri onu durdurdu. Adamı yakından görmeye çalıştığında, yorgun yüzüne bir kıvılcım geldi.
Yaşlı adamın kırışık yüzü çaresizliğin izlerini taşıyordu. Uzun boylu, zayıf bir çiftliğin bahçesindeki bir evin önünde duruyordu.
Adam, çiftliğin sahibi tarafından atılan ve donarak ölmek üzere olan bir kedinin yalvarışlarını duymuştu. Adamın gözleri, soğuktan titreyen kedinin gözlerine takıldı. Adam, bir an düşündükten sonra, yaşlı adamın yanına gitti ve kedinin yanına eğildi. Elleriyle kedinin üşüyen vücudunu ısıttı ve onu kucakladı.
Yaşlı adam, adamın iyiliğine şaşırmış bir şekilde ona bakarken, adam sıcak bir yere götürmek için kediye bakmaya karar verdi. İyi bir bakım ve sıcak bir ev, onun hayatını kurtarabilirdi.
Adam, kediye güvenli bir şekilde bakacak bir yere gitmek için yaşlı adamın elinden ayrıldı. Yolda yürürken, yüzünde tebessüm vardı. O, bir hayatı kurtarmıştı ve bu dünyada biraz daha iyilik olmuştu.