(Bence insanlar bu yüzden anlaşamıyorlardı: Herkes başka dili konuşuyordu.
Özellikle, Adnan Bey gibi 'yetkililer' böyle bir ölümden, kamyona yüklenirken düşüp kırılan bir eşyanın başından geçenleri anlatır gibi 'bahsediyorlardı'.)
Gazeteler de insafsızdı, yani baştaki vaziyetidarecileri insafsızdı: intihar haberleri bile yazılamıyordu. Kötülükler yazılmazsa, insanlar bu kötülükleri duymazlardı, bu kötülükleri öğrenmezlerdi.
Yalancı ve zavallı şairlere, devrim konusunda bildikleri birkaç cümleden ibaret edebiyatlarını sıraların üzerine dökenlere, dünyayı tanımayan örümcek kafalarıyla insanlığa saçma sapan yasaklar koyan günah işportacılarına duyduğum öfke suratımdan belli oluyordu.