Gece, karanlığın değil, hakikatin perdesidir. Gün boyu takınılan maskeler, gecenin sessizliğinde düşer; yüzler, aynadaki suretini tanıyamaz olur. İnsan, yalnızca gecede dürüsttür kendine. Kimse izlemezken, kimse alkışlamazken, sadece kendi yorgun nefesiyle baş başayken, neyi sevip neyi yitirdiğini fısıldar karanlığa. Ve bu fısıltılar, çoğu zaman bir ömrün en gerçek cümleleridir.
Ben geceleri öğrendim kendimi. Işığın görmediği yerlerde saklanan korkularımı, pişmanlıklarımı, adını koyamadığım boşlukları. Dışarısı sessizken içimde kıyametler kopuyordu. Ve fark ettim ki: Gündüz yaşamak, gece ölmemeyi başarmaktır. Çünkü en büyük kayıp, herkes uyurken hâlâ ayakta kalmaktır; ve en ağır yalnızlık, sessizlik içinde kendini duymaktır.