“Evet, belki bir gün, bildiğimi sanarken yalnızca varolduğumu, biçimden yoksun, dur durak bilmeyen tutkunun beni çürümüş etlerime kadar yiyip kemireceğini öğrendiğim gün ve bunu öğrenmekle hiçbir şey öğrenmemiş olmadığımı, yalnızca aynen geçmişte haykırış olduğum gibi, az ya da çok yüksek sesle, az ya da çok belirgin biçimde haykırıp durduğumu öğrendiğim gün, bu yaşamdan söz edeceğim size.”