Saygıyla dizlerinin dibine çöktüm avuçlarının içinden öptüm, insan neden geçmişi düzeltmez ki bir acıyı iyileştirmeyen iyilik ne kadar iyiliktir. Umarsızca gömdüm başımı göğsüne doğrulduğumda bulutsuz bir gece gibi gülümsüyordu. Kalabalık o soğuk uzaklığındaydı.
Üç derin yarayla öğrendim aşkın ayrılığın ilk adımı olduğunu.
Birisi kalbimdedir, dünyaya katacağı bir incelik kalmamıştır. Birisi göz bebeklerimde hüzünle bakar gençlere, birisi suyu kesilmiş bir ırmaktır alnımda, yıllardır taşlar ve keder akar yatağında.
Her şeyi duyguların düzene koyduğu yaşlardaydım. Dört mevsimden damıtılmış beşinci bir mevsim gibi doldu boşluğuma gülünce içimde binlerce karınca yürürdü. Baktığı yerlerim kıpkırmızı kesilirdi. " Sesi içinde ayrılık olmayan bir ülkeydi."
Odaların daralmaya içimdeki sarmaşığın gövdeme dolanmaya başladığı filiz yeşili bir zamandı. Her kirpiğimden bir kuş uçuyordu. Bahar kalbimden yürüyordu dünyaya.