Yabancılaşma, kitapta sadece içe dönük bir süreç olarak değil, ilişkiler ağı bağlamında ele alınıyor. Aile, arkadaşlar, sevgililer, meslektaşlar… Hepsiyle kurulan bağların içinde görünmez çatlaklar gösteriliyor. Bu çatlaklar bazen küçük suskunluklarda, bazen patlayan öfke anlarında, bazen de tamamen kopup gitmelerde kendini ortaya koyuyor. Okur, kendi ilişkilerine bakarken, “ben burada nerede yabancılaştım?” sorusunu sormaya başlıyor. Bu soru, tek tek kişilere kızmaktan ziyade, ilişkilerin kurulum biçimini sorgulatıyor.