C.ş.özay

C.ş.özay
@Ozaycan
Kitapların sessizliğinde kendini arayan biri. Altı çizili cümlelerin koleksiyoncusu.
Fethiye
Eskişehir
9 okur puanı
Nisan 2024 tarihinde katıldı
Belki uzun neşelerin yoktu. Gözlerinde uzayan bir keder vardı. Çocuk gibi ürperen heyecanların, zamana değdikçe dağılıyordu. Ve sen, kum tanelerine ayrılmış saadeti avuçlarında toplamaya çalışıyordun.
Reklam
Özüm tutunur tohuma, yeşeren hasreti düşler Dem vurdum ateşe kâra çalan geceye Sessizliği içime çaldım canlansın diye...
Atacaksın üstündeki yükleri bir bir. Yürüyen ruhun, mezara düşmüş bedeninden ayrılacak. Yokluğun ne demek olduğunu bileceksin. Varlığın bahşettiği özgüvene sığınan iraden, kendi gölgesinden çıkacak. Kabuk sıyrılmışsa korkma acıyan yerin altında özgürlük vardır. Zihnin düşüncelerde kaybolsa da, hedefinle aranda duran her şey senden önce yorulacak. Yoksunluk bu kadar zulüm olmazdı. İnsan yükünü kendisi ağırlaştırıyor biraz da. Unutmak gerek bazen bir zikir gibi, bir oruç gibi, bir damla suyun taşı oyması gibi.
Dostum, dedim sana, beni yaşatacaksan bir kez daha öldür. Çünkü bazı ölümler nefes almaktan daha canlıdır. Sustur sesimi; kelimeler yıllardır aynı yaraya dönüyor. Dokun. Taşa dönmüş kalbimin altında hâlâ kırılan bir şey var. Gömülürse güneş, onu toprağa ben indirmedim. Ayrılırsa gece senden, karanlık bana kalır. Sarhoş olma. Bu kederi bir gecede içmedim ben. Yıllarca damla damla biriktirdim, içimde çürüttüm üzümünü. Şimdi dudağına değen her acıda kalan tatlı kaşıntının. 🪻 Bitmemiş hüznüne ortağım.
Yalanın bu kadar güzel olduğunu kim öğretti sana? Evim yanarken ellerini cebine gömdün — soğuk bir şey dokunmasın diye. Duman değildi çıkan, bendim. Küller hâlâ sıcak, sen hâlâ bir yerde kahramansın. Ben hangi yangını aradım o gözlerde — hangisi gerçekti, hangisi masal? Şimdi biliyorum. Ateşi.
Reklam