İşte yine her tezgahtan bir şeyler alıyor. Hep
böyle yapar. Bunu bir süre sonra fark ettim. Pek çok tezgahta aynı mallar var ama o, kabağı birinden alıyorsa pathcanı da ondan almıyor. Bir yandakinden alıyor. Tuhaf gelmişti bu bana başta. Pazara üçüncü gelişimde, bu tuhaflığa dayanamayıp, "Sıra sıra neden geziyorsun? Alsana patlıcanı da buradan," demiştim fisıldayarak. Gözlerindeki o değişmez canlılıkla cevap vermişti: "B ereket hepsine gelsin Mina, madem ki bolluğa kaynak oluyoruz, madem ki bizden bir para kazanılacak, herkese gitsin, hepsi kazansın."
Yaşam anlarda oluşur, anlarda yaşanır. Ya o an ile bir, onun içinde yerini almış, onu yaşayan ve deneyimleyen bilinçsin ya da ona direnen, karşı koyan, ayrı olmaya çalışansın. O zaman yaşamda olamazsın. İçinde olmadığın bir şeyi yaşayamazsın. Var olamazsın. Direnfiğin her an yoksun yaşamda Fasulye ayıklarken bile, gerçeğinleo fasulyeyi ayıklarsan çok başka bir alanda olduğunu ve gerçekten keyfi, neşeyi, sevgiyi yani yaşamı deneyimlediğini keşfedeceksin. İşte bunu keşfetmeni istiyorım öncelikle
Devasa bir tapınağın inşaatında çalışan işçilerden bir tanesine ne yaptığı sorulmuş. İşçi yorgun, bıkkın ve kederli bir surat ifadesiyle Taş kırıyorum diye yanıt vermiş. Bir diğerine aynı soru yöneltilince o da üzgün ve sıkkın bir biçimde Para kazanmaya çalışıyorum demiş. Üçüncü bir işçiye aynı soru sorulmuş. Adam gülümsemiş son derece neşeli mutlu bir sesle Tanrılara armağan etmek için bir tapınak yapıyorum demiş