Nitekim, şükredenin sabrı da şükrüne dahil olmuş olur. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Allah Teala, kulunu nefsi ve hevası ile imtihan etti. Kulun üzerine bunlarla cihat etmeyi vacip kıldı, yani kul her vakit nefsiyle cihat etmeye devam edecektir. Şöyle ki emredilmiş olan taat ve ibadetleri eda ederek şükredecek, heva ve hevesinden uzaklaşmaya sabredecektir. Zengin olsun, fakir olsun, sıhhatli olsun, hasta olsun, nefsi ve hevasına karşı devamlı cihat etmesi lazımdır.