Sevgili günlük :)
Tanıdık geldi mi bu hitap?...Çocukluktan çıkıp,genç kızlığa geçiş dönemlerimizde günlük başlığımız buydu..Sonraları dostum'a döndü,bazen hitapsız yazdığımız oldu ama ne yazıkki yazdıklarımız hep birileri tarafından okundu ve yazmaya hevesimiz kırıldı...yazmaz olduk...Keske okuyanlar az akıllı olup belli etmeselerdi de, hep okuyan ama hiç yazmayan tayfadan olmazdık belki,yani olmazdım :)
Bugün yazmak istiyorum zira ömür boyu anısı kalacak bir gün yaşadım Rabbime hamdolsun...
Yıl 2009'da (modern görücü usulü dedikleri yolla) tanıştırıldığım T. Bey ile 2010 da evlendik.Zaman geçtikçe her evlenen gençte olduğu gibi bizim de bebek arzumuz dua oldu düştü yuregimize ve dilimize...
Hayat devam ediyor, yıllar geçiyor ama o müjdeyi alamıyor, sevdiklerimize de veremiyorduk..
Ülkemiz de insan asla kendi acısıyla kalamaz..Herkes kendince dosthane ve iyi niyetle sorar durur..seni bi bırakmazlar ki hayatına devam edesin..Sen utanmazsın ama utandirirlar elin kolun boş diye ya da utanmanı isterler..mahremine girerler fütursuzca...bebekleri sevsen 'ay yazık bebeği yok ya nasıl da seviyor başka bebeleri 'derler..sevmesen' kendi çocuğu yok ya başkalarınınkini de sevemiyor' derler....velhasıl derler de derler......
Doktorlara git...aktarlara git...kurbanlar kestir...ve dua et....gözyaşlarıyla hemde, secdelerde...yanık yanık, ağıt yakar gibi...
Ama yok zamanı gelmemiş ise olmaz..Sen yine teslim olup hayatına devam edeceksin....
Böyle böyle 7 yıl geçti.Sonra hiç ummadığımız bir zaman öğrendik ki emanet yolda...şaşırmaktan sevinemediginiz hiç oldu mu :) eğer olduysa bizi anlarsınız...
Emanet bu ya çalıştık iyi bakmaya, bedenini doyurmayı ihmal etsek de ruhunu ihmal etmemeye gayret ettik..Ekrandan uzak tuttuk,3 aylıkken kitap okumaya başladık :) karşılığını da aldık