"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu." Franz Kafka'nın en çok okunan eseri Dönüşüm, bu, son derece etkili cümle ile başlar. Kitap reyonlarında, Dönüşüm'ün ününden bihaber dolaşan bir okur, eminim onu eline alıp bu cümleyi okuduğunda şaşıracak ve bu hikayenin devamını merak edecektir. Bu açıdan ilk cümleler çok önemlidir, insana, bambaşka bir dünyanın kapılarının açılacağı hissini vererek, "hadi, ne duruyorsun, beni al ve hemen oku," diye seslenir. O halde, bu sese kulak verip, onun bize açtığı dünyanın kapısından birlikte girelim.
Gregor Samsa, anne babası ve kız kardeşiyle birlikte yaşar. Pazarlama işindedir ve sıradan, göz önünde olmayan bir işi vardır. Evde çalışan tek kişidir ve haliyle evin geçimi onun eline bakmaktadır. İşinden memnun değildir ama maaşını alıp, bundan ailesine ihtiyaçları için paralar verdiği anlarda, onların gözünde gördüğü minnet duygusu onu mutlu edip hayata tutunmasına vesile olmaktadır. Ancak, bu da bir noktada alışkanlığın soğuk yüzünde donup kalmaktadır. Neticede Samsa, beş-altı sene daha bu işte çalışıp ailesinden ayrılmayı düşünmektedir. Bu ve benzeri düşüncelerin stresiyle yattığı bir gecenin sabahındaysa bir böcek olarak gözlerini açar.
Bu sarsıcı başlangıçta, ilk dikkatimizi çeken nokta, Samsa'nın bu acayip durumuna odaklanmayıp, tüm dikkatini işine geç kalmasına vermesidir. Büyük bir endişe duymaktadır. Saate bakar, ardından aceleyle yatağından kalkmaya çalışır. Sanki kalkabilse işe bu halde gidebilecektir! Tam bir absürd durumla karşı karşıya olan okur şaşkındır ve saçma da olsa, Samsa'nın bir an önce yatağından kalkabilmesi için olduğu yerden "hadisene" demektedir. Bu esnada eve, iş yerinden bir yetkili gelir. Bu zamana dek bir gün bile işine geç gelmemiş