“Tek bildigim, birinin bana devamlı ‘ne düşünüyorsun, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun, ne zaman döneceksin, neden gülüyorsun’ diye sormasını istemediğimdi. Sadece iki kafayla düşünebilen, dört bacakla dans eden, ortak kararlar alan, tek yürek hisseden Siyam ikizi olmak istemiyordum. Ama bağımsız kadınlar üşümez, ağlamazlar, özlem sözcüğünü zaten lügatten silmişlerdir. Ben
üşüyorum, ağlıyorum, özlüyorum.”
“Bu fotoğrafı görmek bu yok edilmiş 20 yılın doğal bir şey olmadığını, ondan bağımsız dış güçlerin -toplum,erillik,babam-eylemlerinin bir neticesi olduğunu hatırlamamı sağladı, demek ki her şey başka türlü olabilirdi.
Mutluluğu görmek, beni mutluluğun yıkımına yol açan adaletsizliği görmeye de mecbur bıraktı.
”
İsimler, tarihler değiştirilebilirdi; bir ilerleme, bir bütünlük ya da keyif yoktu, sadece keyifsizlik vardı; harcanan paralar, bronzlaşmak, dedikodu, yemek; ben yerine biri diye yazsam da olurmuş hani.
“İşler sarpa sardığında belli ki sanatçılar yardım edebiliyor. Belki de sırf sanatçılar. Evet sevgilim, sen ve bütün sanatçılar. Kel kafalı bir keresinde, eskiden sanatçı, rahip ve doktor arasında fark olmadığını söylemişti. Hepsi aynı kişiydi. Elinden bir şey gelen, sanatçıydı.”