Biz insanlar yaratılıştan anlamı olmayan bir dünyaya fırlatılma talihsizliğini yaşamış olan, anlam arayan yaratıklar gibi görünüyoruz. En büyük görevlerimizden biri yaşamı destekleyecek kadar sağlam bir anlam icat etmek ve bu anlamı ortaya koymadaki kişisel katkımızı inkar etme şeklindeki hileli manevrayı gerçekleştirmektir. Böylelikle anlamın <dışarıda bir yerlerde> bizi beklediği sonucuna varabiliriz.
Gençliğimizin baharında, gelecekteki hayatımızı düşünmeye dalmışken, perde açılmadan önce neşeyle oturup sabırsızlıkla oyunun başlamasını bekleyen çocuklar gibiyizdir. Gerçekten neler olacağını bilmemek bizim için bir lütuftur.