Özlem

Özlem
@Ozlemsevim
Üniversite
2005
210 okur puanı
Ağustos 2023 tarihinde katıldı
Bin Turna kuşu, tek bir umut
10/10
·208 syf.··
2026 18. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 22:43
Bugün elime aldığım gibi bitirdiğim, kalbimi sızlatan ama bir o kadar da etkileyici bir hikayeden bahsetmek istiyorum: Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu. Kitabı okurken tek bir düşünce zihnimde yankılanıp durdu: Bu savaşlar, yaşamayı hak eden çocukları yok etmemeli. Sadako sadece koşmayı seven, hayalleri olan masum bir çocuktu. Onun bir umuda tutunup hiç pes etmeden o kağıttan turna kuşlarını katlaması beni çok etkiledi. Japon efsanesindeki o bin turna kuşuna yüklediği anlam, aslında hepimizin içindeki yaşama sevincinin bir simgesi gibi. Çünkü bin tane Turna kuşu yapmak istenilen bir dileğin gerçekleşeceğine olan inançtı. Savaşın ne kadar yıkıcı olduğunu, büyüklerin kararlarının bedelini çocukların ödemesinin ne kadar büyük bir haksızlık olduğunu bu kitap tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Kitabın bıraktığı etki çok büyük. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
1000Kitap
SadakoTakayuki Ishii · Yakamoz Yayınları · 01,836 okunma
Reklam
Mahşer: Bir devrin batıp tekrardan doğduğu yer
9/10
·128 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2026 17:34
Ramazan Yetgin ve Nazım Yaşar Hocalarımızın kaleminden çıkan bu eser, düz bilgi vermek üzerine olan Tarih kitaplarından ziyade, hikayeleştirerek olayların okuyucuya sunulmasından dolayı bizi doğrudan cephenin ortasına, barut kokusunun ve vatan sevdasının içine atıyor. Kitabı bitirdiğimde çok derin duygular yaşadım. İzmir halkına yaşatılanlar ağıza alınmayacak kadar yürek ürpertici durumlardan oluşmaktadır. Bu durumları okurken içim paramparça olmuş şekilde okudum... Günümüz Yunanlarına eskisi gibi bakabileceğim söylenemez. Sadece gezi amaçlı gittiğimiz bir ülkede harcadığımız her miktar onların kalkınmasını sağlamaktadır. Tarihin sadece rakamlardan ve tarihlerden ibaret olduğunu tekrar tekrar anlıyoruz, her satırın altında binlerce isimsiz kahramanımız yatmaktadır -ruhları şad olsun-...Yazarlarımız olayları sade bir dille çok güzel bir şekilde ele almış. Kitabın sonunda olayların içinde bulunan kişilerin resimleri ve biyografilerinin olması önemli, bilgilendirici bir detay olmuş. Ayrıca katliamın resimleştirildiği kişilerin tablolarının olması o günün neden mahşer yerine benzetildiğini de çok güzel açıklamaktadır. Yarı hüzün yarı gururla okuduğum bir kitap oldu... Bu ülkede yaşayan herkesin 'milli bilinç' adına okuması gereken bir eser. İyi okumalar...
MahşerNazim Yaşar · Benim Hocam Yayınları · 2025270 okunma
bir delinin anı defteri, palto, burun
8/10
·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 00:36
Gogol okurken insanı en çok şaşırtan şeylerden birisi, bu hikayelerin nasıl olup da hâlâ günümüzde 'farklı' oluşunu koruyor olmasıdır. "Bir Delinin Anı Defteri"ni okurken o meşhur "duraksama" anlarından birini yaşıyorsunuz. Adamın delirmesini mi okuyoruz, yoksa toplumun o katı rütbe ve statü merakının bir insanı nasıl bu hâle getirdiği mi? Başlarda "Nasıl ya, köpekler mektuplaşır mı?" diye gülüyorsunuz ama sayfalar ilerledikçe o gülüş insanın yüzünde donup kalıyor. "Burun" ise çok başka bir seviye. Okuduğum kitaplarda daha önce böyle bir durumla karşı karşıya kalmamıştım benim için de bir farklılık oldu. Bir sabah uyanıyorsun ve en önemli uzvun senden daha yüksek bir rütbeyle sokakta dolaşıyor. Ne değişik değil mi :) İlk bakışta absürt, komik, hatta saçma geliyor. Ama durup düşününce Gogol’ün suratımıza çarptığı o gerçek bu aslında: Dünya seni karakterinle değil, üzerindeki üniformanla ve rütbenle tanıyor. Eğer burnun senden daha yüksek bir mevkideyse, ona senden daha çok saygı duyuyorlar. Günümüzde de böyle değil mi? Yazarın kaleminde bir farklılık var gerçekten. Her olayın bitişinde bu adamın acısı aslında günümüzün acısı dedirtiyor. İnsanın, sistemin altında ezilişini izlemek hem üzücü hem de çok düşündürücü... Eğer "okuyup geçeyim" derseniz bu kitap size göre değil. Her sayfada durup, "Burada bana aslında ne demek istedi?" diye sorgulatan, bittiğinde ise sorgulamaların hâlâ peşinizi bırakmadığı bir eser. İyi okumalar...
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202565,7bin okunma
Amok Koşucusu
8/10
·78 syf.··
2026 9. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 00:28
Başta beğenmeyeceğim bir kitap olabilir ön yargısı ile okumaya başladım maalesef... Fakat, tahmin ettiğim gibi olmadı. Kitabı okurken bir doktorun kibriyle başlayıp korkunç bir saplantıya, ardından da geri dönüşü olmayan bir vicdan azabına sürüklenişini iliklerime kadar hissettim. "Amok" kavramının ne anlama geldiğini bilmiyordum. Bu kitap vesileyle onu da öğrenmiş oldum. Amok, gözü dönmüşcesine saldıran kişilere deniyormuş. Kitap karakterimiz olan doktor bu kavramı sadece bir hastalık değil, insanın kendi içindeki canavara yenik düşmesi olarak anlatıp bunu yaşamaktadır. "Yardım istemeyi bilmemek mi daha kötü, yoksa yardım edebilecekken kibrine yenik düşmek mi?" Bana göre kitabı özetleyen kısım bu... Keyifle okuyabilirsiniz. İyi okumalar...
Amok KoşucusuStefan Zweig · Filozof Yayınları · 2020134,4bin okunma
Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor
7/10
·56 syf.··
2026 6. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 22:40
Okurken şunu düşündüm: Tanrı ile kul arasındaki o görünmez bağ, sadece boyun eğmekten mi ibaret? Rahel'in konuşmalarına şahit olurken bunu fark ettim; sevgi, bazen en sert soruları sorma cesaretini de içinde barındırıyormuş. Kendi acısını, halkın acısıyla bir olarak gören bir kadındır Rahel. "Sen her şeyi biliyorsun, neden bizi sorguluyorsun?" Kitap kısa olabilir fakat içindeki felsefik ve düşündürücü sorulara kendi içinizde cevap bulmaya çalışırken siz de o arayışa dahil oluyorsunuz aslında. Ondan dolayı okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...
Rahel Tanrı'yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Maviçatı Yayınları · 201924,8bin okunma
Reklam