Oğuzhan özcan

Oğuzhan özcan
@Ozolizet
Puan vermedi·249 syf.··
2025 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2025 13:47
Sonu bir türlü gelmeyen hikayeler silsilesinin, farklı anlatı türlerinde aktarıldığı, Don Quijote’den aşina olduğumuz çerçeve anlatı türünü daha da derinleştiren oldukça ilginç bir roman. Olay anının aynı zamanda yazıldığını gösteren simültane anlatıyla yazılmış diyebiliriz. Calvino, henüz romanın ilk cümlesinden (Italo Calvino’nun Bir Kış GEcesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin) okuyucuyu dumur ediyor. Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’nun ilk bölümüne başladığımızda ise, bir öyküyü okuyan bir okuyucuyu okuduğumuzu görüyoruz, ardından romanın içindeki okuyucunun okuduğu hikayenin yarım kaldığına tanık oluyoruz ve okuyucu yarım kalan hikayeyi aramaya koyulurken, yazar Italo Calvino, bizleri Erkek Okur ve Kadın Okur diye tanımlayarak, “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin diye seslendiği bizleri, birdenbire romanın kahramanı haline getiriyor. Hatta anlatı dilini “Seninle aynı anda kitabını açan o kadın okuru düşünüyorsun” , “Sevgili Oku seni pek iyi tanımadığım… üniversite, öğrenci ve öğretim üyeleriyle sana bir karabasan biri mi görünüyor bilmiyorum” tarzı hitaplarla değiştirerek, bu durumu daha da derinleştiriyor. Hikayenin devamını arayan kahramanların ellerine geçen farklı romanları başlangıçları bize okutarak bazen bu havayı dağıtıyor. Takip etmesi biraz güç ama okuması oldukça eğlenceli..
Bir Kış Gecesi Eğer Bir YolcuItalo Calvino · Yapı Kredi Yayınları · 20153,607 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·81 syf.··
2025 1. kitabı
Mütemadiyen duvara toslamayla, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasına rağmen, hayallerden vazgeçmeyen, hayal aleminde yaşayan, gerçekliklerden kopuk “hayal arsızı” bir ailenin hikayesi… Gerçeklikten kopmalarını en çarpıcı şekilde ailenin annesi Safiye dile getirmiş olabilir: “Sen görmek istemiyorsun… bu darlık bu bunaltı.. hissetmiyor musun? rutubet gibi çürütüyoruz birbirimizi., güve gibi yiyoruz…” Oyunun üç bölümünde de kendilerini milyoner yapacak bir projeyle gelen baba Tarık (ki bu haliyle Satıcının Ölümü’nün Willy Loman’ı anımsatıyor), baba ve birbirleriyle devamlı tartışma-kavga halinde olan üç oğul, çocuklar arasındaki bağı sicim ipiyle tutturmaya çalışan anne Safiye, evden kurtulmak isteyen kız çocuk Sevda ve zihni bulanık paşa sevdalısı Büyükanne. Büyükanne, Oğuz Atay’ın Oyunlarla Yaşayanlar oyunundaki Saadet Nine’yi anımsatıyor zaman zaman, erkek çocuklardan Nihat ve Osman da zaman zaman Büyükannenin bu oyununa katılıyorlar. Fakat gerçeklerden bu kadar uzak büyükanne de, ailenin birbirine itiraf etmekte zorlandığı kimi gerçekleri, (Sevda’nın topal olmasını, Fazıl’ın amele gibi giyinmesini) pat diye ortaya döküvermesi çarpıcı bir etki yaratıyor.
Alıntı
OcakTurgut Özakman · Dernek Yayınları · 196220 okunma