Bedensel haz duygusal bir yaşantıdır.
Güzel bir yemişin saf seyrine ya da ağzı dolduran meyvenin dilde uyandırdığı saf duyguya benzer tıpkı; bize bağışlanan, büyük ve sonsuz bir yaşantıdır, dünyayı bir bilmiştir, tüm bilmelerde saklı o zenginlik ve parlaklıktır.
Bizim bu yaşantıya sahip çıkmamız değildir kötü olan.
Her şey, kendisi için öngörülmüş bir süre içte taşınmalı, sonra dünyaya getirilmelidir. Her izleniminin ve duygu tohumunun tümüyle içte, karanlıkta, o dile getirilemez de, o bilinç dışında, insan usulle ulaşılamaz da gelişmesini sağlayıp derin bir alçakgönüllülük ve sabırla yeni bir açıklık ve kavrayışın doğacağı saati beklemek: işte gerek anlamda, gerek yaratma da sanatçı gibi yaşamak buna derler ancak.
Gerçeği söylemek gerekirse, tarifsiz yalnızlıklar içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle en derin ve en önemli konularda hepsinden çok büyüyor yalnızlığımız.