Birlikte yaşama: öznelliği en sağlıklı biçimde ancak başka-ben’lerle birlikte zenginleşeceğini; ben’in ancak sen’le birlikte kendi bilincine ulaşabileceğini; deyim yerindeyse sencilliğin, ben’i pek çok bakımdan en güvenli varlığına götüren bir vazgeçilmezlik olduğunu iyice bilmeyi gerektirir.
Anahtarımı yitirmiştim.
Kendi üstüme kilitlenmiştim.
N’etsem giremiyordum içime.
Özüme kapalıydım.
Dilegelmez bir sıkıntı, karanlık örtüyordu her yanımı.
Bir şey bir yere batıp gömülüyordu.
Kör öfke, acı kin, yanan yara, keskin bitkinlik, küçülten büzülme, korkunç ürkü… -hepsi üşüşmüştü üstüme.
Dar dargın, tıkanık tutsaktım.
Yaşamanın tadı uçmuş, rengi silinmiş, dayanımlı çökmüştü.