Ne eski-püskü alışkanlıklar ne de yavan-yeniliklerle dolup taşar ezber-aracılarını silkip atan yaşama.
Karar verirken gerçekten kendisidir karar veren insan; doğru da yanlış da düşünse, kendisi düşünmüştür artık.
Duygular özden, karşılaşmalar uyduruksuz, sevgiler içten… Acılar bile kendi acıları olduğu için hafif, sert dönemler gizli bir sevinçle yumuşacık.
Bir insanın başından geçecek en eşsiz serüven yaşama. Soluk bir yineleme diye değil, biricik bir veri diye yorumlanır yorumlanmaz, ezberler ötesi bir tutumla yoğrulur yoğrulmaz özden değişir yaşamanın anlamı.
Ne tuhaf şey ölüm: kimi savaş açmış ona yenememiş; kimi dost geçinmiş ama zararsız kılamamış; kimi akıldan çıkarmamış ama alışamamış; kimi unutmuş ama yine karşılaşmış onunla.