Geceleyin, özellikle yılanbalığı avına çıktığımızda yıldızları görünce beynimde düşünceler kıpırdanmaya başlar, "dünya hakikaten gerçek mi?" Ben pek inanmıyorum buna. Sakinleştim zaman İsa'ya inanabilirim. Hele isa'ya dil uzatmaya kalk, gebertirim seni. Ama öyle zamanlar oluyor ki Tanrı'ya bile inanmıyorum. "Eğer Tanrı hakikaten varsa, niye bana hiç şans tanımıyor, bir iş bulmuyor?"
Giderken, hoşça kal diyorum sana, sen, güzel orman; hoşça kal, hiçbir gösterişi olmayan ikindinin kıymeti bilinmez saati, sen ki sabah saatlerinden, akşamdan, geceden farklı olarak, hiçbir önem taşımak istemiyorsun ve hiçbir iddaada olmadan kendin olmaktan, kendi gösterişsiz gülüşünden nacizane bir biçimde hoşnutsun !