İçkin bir keder yüreğimin eteklerinden çekiştirdiğinde, içimin Hira'sında bir ses yankılanır her defasında:
"Yemin olsun, kuşluk vaktine;
Kararıp sakinleştiğinde geceye ki;
Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı."
Ayaklarım tutmaz olur bu ses yürütür beni, dilim söyleyemez bu ses konuşturur beni, kulaklarım duymazken bir bu sesi işitirim, sevgim, inancım azalır bazen bu ses ile tamamlanırım. Ben bu sesten sonra peygamber olamam hiçbir zaman. Ama her defasında bu ses ile miraca bile yükselmeden, yeryüzüne çakılı ayaklarım ile insanlaşırım, biraz daha insan, en insan olana dek. Şeyh Galip'in "Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdem" dediği insana kadar.
Soyluyum mal mülk sahibi olamayacak kadar
İdarede ikinci adam olmak değil bana göre
İşe yaramam bir alet olarak, ya da hizmetkar
Dünyanın hiçbir egemen devletinde
William Shakespeare