İnsan ve içinde yaşadığı toplumun zihniyeti arasındaki yakın ilişki, iktisadi zihniyetin şekli bakımından da bize ipuçları verir. Nitekim konuyu somutlaştirirsak, hisse senedi ve tahvile rağbet yerine, gayrimenkule ve altına olan talep bir zihniyetin damgasını taşır. Sermaye piyasasının kurulamama sebeplerinin altında zihniyetin etkileri bulunmaktadir. Diğer taraftan, piyasa ekonomisi içinde yer alacak gücü kendinde bulamama, rasyonel hareket edememe, kısa dönemde spekülatif kolay kârı sanayi sektöründeki uzun vadeli ve istikrarl kâra tercih ediş, iç piyasayı dış piyasaya tercih ediş, kapalı bir pazar içinde rekabetten uzak faaliyet göstermek, sürekli devlet sübvansiyonu arayışı içinde olmak, teşvik kredilerini ihracat yerine gayrimenkul ve firma alıminda kullanma üretim miktarı ve kalitesinden çok reklamdan fayda ummak, işletmelerde lüks ve israfı önlememek, stok malı eritebilmek için sendikayı greve zorlamak ve teşvik etmek, kari enflasyon oranında arttırmak istemenin yanısıra, sermaye arttırımından kaçınmak, karaborsa ve vergi kaçırmak gibi şekiller de zihniyetle yakından ilgilidir. Yine çıkın, sandık, yastik altı ve keseler içinde kıymetli eşya ve altın saklayarak, atıl bir şekilde tutma gibi çoğaltılacak örnekler; modern bina, makine ve bilançoların, rakkâm ve şekillerin arkasında gizli olan ve onlara yön veren bir zihniyet dünyasının eseridir.
Normal iktisadi faaliyete rasyonel ölçüler içinde yönelen yatırımcı bir zihniyetin doğurduğu insan tipi ile o faaliyet içinde görünmesine rağmen, ondan kaçan tüketici bir anlayışın farkı da aynı şekildedir. Aynen maddi menfaatler söz konusu olduğu zaman profesyonel olduğunu hatırlayan, is profesyonelliğin gereklerini yerine getirmeye geldi mi ondan kaçan sporcu örneğin de olduğu gibi.