Kimseye güzellik borcun yok. Ne erkek arkadaşına / kocana / partnerine, ne iş arkadaşlarına, özellikle de sokaktaki rastgele adamlara. Annene borçlu değilsin, çocuklarına borçlu değilsin, topluma borçlu değilsin. Güzellik, “kadın” denilen bir alanı kapladığın için ödediğin kira değil.
Sen benim için ayrıca, içinden sokakları seyredebildiğim bir pencereydin. Bunu tek başıma yapamıyordum. Terkedilmiş biri olarak yaşayan kişi, böyle bir kişi, sokağa bakan bir pencereden sonsuza dek vazgeçemez..”