Çoğu insan gibi, aşıkken ben de iştahtan kesilirim aslında. Garip bir doygunluk yaşarım çünkü. O mutluluk ve heyecan bana o kadar hakim olur ki ne yemek yiyebilirim, ne sigara içebilirim ne içki. Kitap bile okuyamam. Uyuyamam hatta. Ciddi bir konsantrasyon sıkıntısı çekerim.
Ama aynı zamanda, dünyayı tersine çevirebilecek kadar da güçlü hissederim kendimi. Aşık olduğumda iştahtan kesilmiş Atom Karınca'ya dönerim, kısacası. "Az malzemeyle hiperaktiflik" diyorum ben buna. Benzinden dizele geçiyorum aşık olunca.
"Tuhaf" diyordu. "Ben aşkı tatlı bir his, bir ulvi heyecan zannederdim. Halbuki, bu bir hastalık; cismani acıları sıtmaları, hezeyanlariyle had bir hastalık..."