Küskünlüğüm intikam almaya yönelik “Diplomatik” bir küskünlüktü. Bana yaptıkları için Füsun’dan intikam almak istiyordum, ama bu istekten korktuğum, utandığım için, “artık onu görmek istemediğime” kendimi inandırmıştım. Bu bahane daha şerefliydi ve bana, intikam alırken kendimi temize çıkarma fırsatı veriyordu. İçten küskünlüğüm aslında içten ve hakiki değildi,, intikam alma isteğime masum bir derinlik vermek için kalp kırıklığını abartıyordum.
Türk erkeklerinin çoğu gibi ben de, delice aşık olduğum kadının aklından neler geçirdiğini, onun hayallerinin ne olduğunu anlamak yerine, onun hakkında hayaller kuruyordum yalnızca.