📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eski bir simyacı öğrencilerinden birine şöyle demiş;
"Ne kadar inzivada olursan ol, ne kadar yalnız hissedersen hisset, eğer işini doğru ve vicdanlı yaparsan bilmediğin dostlar gelip seni bulurlar."
Esas olan ve geçici olan aslında iki ayrı şey değildir: aradaki fark sadece geçicidir. Bu ikisini ayırdığın zaman hareket ve sessizlik birleşmemiştir ve esas enerji koşullara bağlıdır. Birleştiklerinde geçici enerji de esas olur ve geçici ve esas arasında fark kalmaz.
Eğer geçici ve esas arasında fark varsa, bu sadece bilinçtir; bu farkı görürsen koşullarda ortaya çıkar, düşüncelerdeki aşırı karmaşanın kaynağı budur.
Duygular tarafından ayartılan ve özün varlığını bilmeyen insanlar sıradan karacahillerdir. Özün varlığını bilir, ama duyguların varlığını bilmezlerse, bu duygusuz boşluktur.
ABD ve emperyal müttefikler gerçek demokratik ilerlemeden çok korkarlar ve bunu engellemek isterler. ABD yoluna çıkan herkesi ezip geçerken bu işi bir aziz kisvesine bürünerek yapmayı tercih eder. Demokrasi, içindeki insanların oyuncu değil izleyici olduğu bir sistemdir. Entellektüellerin binlerce yıldır süregelen görevi, insanları pasif, itaatkar, cahil ve güdümlü hale getirmektir. Bu türden bir insanın (entellektüel) yani bu zamana sahip olan bir insanın sorumluluğu nedir?
Bu insanların 'görevi' dediğimiz şeylerle, ahlaki sorumlulukları dediğimiz şeyler arasında bir ayrım yapmamız gerekir. Görevleri, yani toplumsal kurumların bu insanlara zaman ve olanak sağlamasının nedeni, bu olanakları kullanarak iktidara ve otoriteye destek sağlamaları ve doktrinsel yönetimi hayata geçirmeleridir. Diğer insanların dünyayı mevcut otorite ve ayrıcalıkları destekleyecek şekilde kavramalarını saplamak için çalışabilirler. Kurumlar ciddi eleştirmenleri tabbi ki buyur etmeyecektir. Bu kurumlar, kendi altını oyacak insanların ayakta kalmasını zor ya da imkansız hale getirecek şekilde inşa edilmişlerdir. " NOAM CHOMSKY