"Belki bundan Allah razı olur da, bakalım, şu 400 küsur yıldır bizim olan vatan toprağımızı, gâvura tek kurşun atmadan teslim ettiğimiz için olur mu acaba? İnancım o ki ne Allah razı gelecek bizden ne de tarih!"
Yumruk yaptığı elinden bir parmağını kaldırıp,
"İstanbul arkamızda değil!";
ikinci parmağını kaldırıp,
"Emrimdeki askerlerin mevcudu yeterli değil, düşmanın sayısı çok. Bir yandan Yunanlılar, diğer yandan Bulgarlar geliyor";
üçüncü parmağını kaldırıp,
"Eşraf, tüccar, ahali, gayri müslimler şehir harabeye dönmesin diye harp istemiyor!";
bir diğer parmağını kaldırıp
"Kumandanlar da savaşamayız diyor";
son parmağını da kaldırıp,
"Yunanlılar şehri teslim etmemiz halinde bütün şartlarımızı kabul edeceğini söylüyor!" demişti her seferinde. Düşmana teslim olma kararını alıp, bu kararını İstanbul'daki başkumandanlığa ve Yunanlılar'a bildirmeden önce elini açıp bu beş parmağına uzun uzun bakmıştı.