Aden

Aden
@Paradis_e
4 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Her şey gizli. Benim bildiğimse: Gızlı bır hazineydi; görünmeyi, bilinmeyi sevdi. Sıfırdan zamana, sonsuz ân'dan ânbeân'a, nä-mevcůddan vücüda, la-mekândan mekâna, noktadan mükemmele, kelimeden cümleye, emirden väkiye. Muhabbeti aşikâr kuvveyi fiil eyledi OL, dedi. OL'uverdi. Kün! Bir kất. Bir nûn. Sonra sükûn.
Sayfa 16 - Timaş yayını
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kimi de, öyle bir dolandım, öyle bir çatala düştü ki yolum, bir yılan hikâyesine dönüştü, el yordamıyla bile yol alamadım. Soz gelimi iyiliği ve merhameti sınırsız olan, kötülüğü neden yaratmıştı! O Tek, sonsuz iyilik ve sınırsız hayr iken, kötülüğün çamurunu nereden karıp da hamurumuza katmıştı? Hem kötülük nedir? Kime göredir? Häl midir irade midir? Şeytan sonra! Kötülüğün nesidir? Sebebi midir bahanesi midir? Benzeyeni midir benzetileni midir? Temsil midir gerçek midir? Kassa mıdır mesel midir? Dahası Adem, kendi kaderinin neresindedir?
Sayfa 9 - Timaş yayını
Mükemmel Kadmı Arayan Adam Yaşlı adam, arkadaşıyla sohbet ediyordu. Arkadaşı ona, “Bu yaşa kadar niçin hiç evlenmedin?” diye sordu. Adam da, “Mükemmel kadını arıyordum” dedi. Arkadaşı, “Ee koskoca dünyada mükemmel kadını bulamadın mı” diye sordu. O da cevaben, “Bir keresinde Hindistan ziyaretimde, çok güzel bir kadınla karşılaşmıştım ama kültürlü biri değildi. Onunla konuşacak çok şeyim yoktu. Daha sonra Japonya’da çok kültürlü, saatlerce sohbet edebileceğim bir kadınla tanıştım ama o da güzel değildi” dedi. Arkadaşı, “Ee yani mükemmel kadını bulamadın mı?” diye sordu. “Buldum buldum” dedi yaşlı adam. “İtalya’da hem çok kültürlü hem de çok güzel bir kadınla tanıştım.” Arkadaşı merakla, “Ee ne oldu peki, onunla niye evlenmedin?” diye sordu. “Çünkü o da mükemmel erkeği arıyordu” dedi yaşlı adam.
Başkalarını kolayca affederken, kendine neden bu kadar katısın? Başkalarına bu kadar fedakârken, kendini karşı neden bu kadar umursamazsın?”
Kadın telaşla taksiye bindi ve havaalanına gitmek istediğini söyledi şoföre. Şoför hareket etti ve sağ şeritten ilerlemeye başladı. Birkaç kilometre sonra park halindeki siyah bir araç aniden hareket etti ve hızla önlerine çıkıverdi. Taksi şoförü bu beklenmedik hamle karşısında önce panikledi, sonra direksiyonu sola kırarak frene bastı. Diğer şeritteki araçlarla çarpışmaktan kıl payı farkla kurtulmuştu. Siyah arabanın şoförü hem suçlu hem güçlü bir tavırla aracın camını açtı ve başını dışarı çıkararak bağırmaya, ağza alınmayacak küfürler savurmaya başladı. Taksinin şoförü gayet sakindi. O da camını açtı ve başını çıkardı. Elini kaldırıp siyah aracın şoförünü selamlayarak gülümsedi. Kadın bütün bu olan biteni şaşkınlık içinde izliyordu. Hem çok korkmuştu, hem neler olduğunun farkında değildi. “Adam bizi neredeyse yoldan fırlatıp atıyordu. Çok büyük bir kaza olabilirdi. Ölebilirdik” dedi kadın. “Siz adama el sallayıp selam mı veriyorsunuz şimdi? Neden böyle davranıyorsunuz?” Taksinin şoförü bu kez kadına bakarak gülümsedi ve “Çöp kamyonu kanunu bu hanımefendi” dedi. “Çöp kamyonu kanunu mu?” “Aynen” dedi taksinin şoförü. “İnsanların çoğu çöp kamyonu gibidir. İçleri çöp dolu bir halde dolaşıyorlar etrafta. Kızgınlık, öfke, hayal kırıklığı, hırs, kin, kavga ve küskünlük biriktiriyorlar içlerinde. Her an kavga halindeler. İçleri savaş alanı gibi... Ancak içleri fazla dolunca biriktirdikleri çöpleri bırakabilecekleri bir yere ihtiyaç duyuyorlar. Bu bazen ben olurum, bazen siz olursunuz, bazen başkaları... Kişisel olarak algılamayın. Sadece gülümseyin, onlar için iyi şeyler temenni edin ve yolunuza devam edin. Onların çöpünü ahp İşyerinize, evinize veya başka insanlara dağıtmayın.”