Oğul, dünyamızı aydınlatan şarabı sun;
Sevinç gülümüze ay ışığı gibi vursun;
Sular gibi akar gider gençliğin ateşi,
Bir uykudur o senin uyanık mutluluğun.
Şu senin benim dediğimiz toprak neyimizdir Birkaç günlük cennetimiz cehennemimizdir Bugün su içtiğin şu testi toprak olunca
Mezarına atılır belki bir gün, kim bilir.
Senden benden önce kadın erkek niceleri Şenlendirip süslediler dünya denen yeri
Senin tenin de toprağa karışacak yarın
Senden beslenecek nice insan bedenleri.