Bir an önce alıp okumak, alıpta bitmesin diye okumaya kıyamadığım bir kitap oldu. Konusu her ne kadar klasik bir aşk hikayesi olsa da gerçekten yaşanmış olması kitabın içine çekiyor insanı. İmrendiğim bir aşk oldu aslında ilkte Gülşah'ı kıskanmıs bile olabilirim. Ama kitap sona yaklaştıkça hiç istediğim bir sonla bitecek diye okumak istemedim böyle bir aşkın sonu mutlu bitmeliydi. Bu kadar acının, kederin , beklemişliğin, yıllara meydan okurcasına bitmeyi bırak azalmayan bir aşkla bekleyişin sonu bu olmamalıydı. Bir meyvesi olmalıydı bu aşka şahit olarak gösterilecek, giderken arkalarında bırakabilecekleri, ona her baktıklarında yaşadıkları zorlukların, acıların kavuşmaya engel olmadığını onlara her bakışta anlatan.
Ah be Gülşah ne desem ki sana bilmiyorum öyle bir dokundun ki yüreğime bir tek benim değil binlerce kadının yüreğine, ayna oldun bize, söyleyemediklerimizin tercümanı oldun, bizlere oldun da oldun ama keşke seninle mutlu sonla biten aşkın, mutlu, tatlı,güzel ve bir o kadar da aşık kadını olarak tanışsaydık.
Kim haklı ya da hangisi bunu hak etmedi diye bir şey söylemek istemiyorum bildiğim tek bir şey var bu aşk bu sevda bu sonu hak etmedi ama alın yazısını değiştirmek keşke mümkün olsaydı da başka bir sonla yazılsaydı...
Ve Şahin sana da üzülüyorum ama bir yanda da kızıyorum. Son vedan da döktüğün gözyaşların geliyor aklıma, çocuk gibi hüngür hüngür ağlayışın daha çok üzülüyorum bu sefer.
Ve birgün bu kitaba denk gelip olursun inşallah Şahin...