Kafka

Kafka
@ParvinHuseyn
Bildikce Bilinmezi Çoğalan İnsan… Özgürlük aşığı biri!
Hz. Muhammed (s.a.v.) tarihin gördüğü en büyük hakikati bir ilke haline getirip yüksek sesle ve cesurca haykırdı. "Allah tektir. O'ndan başka ilah yoktur."
Sayfa 140·Kitabı okudu
Din
Reklam
İbadet (Kulluk)
İslamda ibadet (kulluk ve kölelik) yalnızca Allah'a yapılır. Ritüeli olan ibadetler de bu anlam kapsamındadır. Ne var ki insan diğer anlamları, ibadet kelimesinin içinden çıkarıp atmıştır. Böylece ritüeli olan ibadetleri yalnızca Allah için yaparken, ritüeli olmayan ibadetleri (köleliği) kendisi gibi olan insanlar için devam ettirmiştir. Oysa insanın özgürleşmesi, adaletin yayılması ve yaratılıştan gelen eşitliğin yayılması için sadece ritüeli olan ibadetlerin değil, aynı zamanda ritüeli olmayan ibadetlerin de yalnızca insanı yaratan için yapılması gerekir.
Sayfa 115·Kitabı okudu
Din
İman, Yalnızca Bir İnanç Değildir
Allah’ın elçisi, Allaha inanan bir toplum için gelip, onları Allah’a imana davet etmişdi; 29/Ankebut: 61: Eğer onlara: "gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan; "Allah" cevabını verirler. O halde nasıl olur da haktan uzaklaşıyorlar? İnanç, zihinde çok yüzeysel bir çağrışım yapmaktadır. Tartışmayı bitirmek için yapılan bir hamle gibi. “İman ettim" deyip, sonra dosdoğru olmayı değil; "inandım" deyip, bildiğini yapmayı tercih ettiren bir kelimedir inanç.
Sayfa 104·Kitabı okudu
Din
İslam'ı kusurlu görmek isteyen, insanların aidiyetindeki İslam'a bakar. İslam'ı kusursuz görmek isteyen ise Allah'ın aidiyetindekine bakar. İslam'ı kusurlu görmek isteyen, İslam'ın temizleyici rolünü ve insanın hiçbir zaman tertemiz bir hâle gelemeyeceğini göz önünde bulundurmaz. Ayrıca kendindeki kusurları göremez. Duygularını ve davranışlarını temizleme gereği hissetmez. Daima başkasında kusur bulur. Kendi eksiklikleri ve hataları nedeniyle yüzünü kızartmaz.
Sayfa 101·Kitabı okudu
Din
Dinin İnançla İlişkisi
Dini, inanç olarak algılamak her insanın kolayına gelir. Çünkü en basit dinlerde bile birtakım zorunluluklar vardır. Fakat inanmak sadece inanmaktır. Hatta sadece kabullendiğini ifade etmektir. Eğer peygamberlerin vazifesi sadece inandırmak olsaydı hiçbir peygamberle alay edilmez, hiçbiri yurdundan çıkarılmaz ve hiçbirisi öldürülmezdi. Eğer insanlardan istenen sadece inanç olsaydı birkaç mucize yeterdi. Allah insanları yalnızca inansınlar diye yaratmış olsaydı; güzel ve çirkini, iyi ve kötüyü ayırt etmeye, adaletli olmaya ve zulme karşı koymaya ayrıca hayatın bunca karmaşasını çözmeye gerek kalmazdı. Sonuç olarak Din, Allah açısından kanun ve hüküm demek, kul açısından yaşam tarzı demekdir. Bir başka ifadeyle din, inandığımız şey değil, yaşadığımız şeydir.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Din