İslam toplumda barış, şahısta teslimiyet demektir. Aklın teslimiyeti, insanı kukla haline getirir. Bu, Rabbin istediği şey değildir. O, insanı halife olarak yaratmıştır. Allah'ın insana hükmetme kabiliyeti vermesi, akla sahip olmasındandır. Aklını duygularına esir edenler hâkimiyeti haz ve şehvete kaptırır. Duygunun Allah'a teslimiyeti aklı hürleştirir. İnsanın hüküm verme yetisini zorba duyguların elinden alır. Evet, İslam teslimiyettir, duygunun teslimiyetidir, aklın değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İslam, teslimiyet demektir. Fakat başkasına değil yalnızca Allah'a teslimiyet anlamına gelir. O'na teslim olan bir başkasına, Allah'a teslim olduğu gibi teslim oluyorsa, bu şirktir. Allah'a teslim olmayan ya paraya ya şöhrete ya egosuna teslim olur. Kendini hür zanneder ama birazcık maddi kayba uğrasa dünyası başına yıkılır. İlgi odağı olmaktan uzaklaşsa buhrana kapılır (depresyona girer). Egosunu tatmin edemezse aç kurt misali gözü döner.
Tabiatı gereği hem köleliğe hem de efendiliğe müsaittir insan. İkisinin ortasında durmak, "ipteki cambaz" dikkati ister. Bir, iki adım belki...Ama hayat yolculuğu insanı bir tarafa çeker durur.
Her insan Allah katında eşittir. Tevhid tam olarak bu demekdir. Yani Allah katında her insanın -kul sıfatıyla- eşit olması. Tüm ibadetlerden, tüm ahlaki sorumluluklardan her kes eşit oranda mükelleftir.