Kafka

Kafka
@ParvinHuseyn
Bildikce Bilinmezi Çoğalan İnsan… Özgürlük aşığı biri!
Hukuk
9 Mayıs 2003
21 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
20. yüzyıl ideolojilerinden geride kalmış bir İslam gidicidir.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
her zaman biz başlamalıyız; esas işi halk yapacaktır; ama başlatan entelektüeldir!
Felsefe-Düşünce
Kur'an kulak verilmesi gereken bir kitaptır; tapılması gereken kutsal bir fetiş, bir "şey" değil. O, "söz” dür, o düşünce yüklüdür, "mana" değil. (Dokunup elinizi çektiğiniz zaman eşyaya ve şahıslara hulul eden ve gaybî bir gücü kendinde barındıran gizemli bir şey). Evet, Kur'an eğer Müslüman toplumlarda "kitap" olsa, okunsa, anlaşılsa, konuşulsa ve ona inananlara denilse ki: "O konuşuyor, onun muhatabı sensin, sana hitap ediyor, ona kulak vermelisin, onun sözünü dinlemelisin."* İşte o zaman kurtarıcı, uyandırıcı, inşa edici olur Kur'an. Ve Kur'an bu gücünü sadece geçmişte ortaya koymamıştır; aynı zamanda bugün de aynı güce sahiptir. Sadece Bizans ve İran emperyalizmine karşı değil, bugünün sömürgecilerine karşı da direnebilir, nitekim direnmektedir!
Sayfa 66 - *-Kur'an okunduğu zaman ona kulak verin, dinleyin ki merhamet olunasınız." (7/Araf Suresi 204) Burada Kur'an'ın kastı işte budur. Yoksa çok kutsal, ahenkli ve dinî bir sesle dinlemek değil!·Kitabı okudu
Din
Müminler karanlık, zillet dolu, utanç verici bu günlerde zikirle, duayla, tevessülle, adak adamakla, yemek vermekle ve bireysel iyiliklerte meşguldüler. "Cehennem ateşine karşı özgürlüklerine kavuşmak/kurtulmak" ve ölümden sonra kurtuluşa ermek için!.. Ancak kutsallık raftan inip talim ve tefekkürün dayanağı olduktan sonra Kur'an, onlara ahirette kurtuluş yolunun dünyadan geçtiğini; dünyada kurtuluşa ermeden ahirette kurtulmanın mümkün olmadığını öğretti. Cenneti kazanmanın yolunun Müslümanların özgür, uyanık, izzet ve ilim sahibi olmasından geçtiğini öğretti. *Bu dünyada zelil olarak ölen, orada zillet içinde dirilir. "Burada kör olan orada da kör olacaktır." (17/İsra Suresi 72) Allah'a yakınlaşmanın yolunun "taabbüd"ten değil; "taakkülden geçtiğini kavradılar. Cahil ve bilinçsiz abid, eşek değirmenine bağlanan eşek gibidir. Yerinde saya saya bir adım ilerlemeden döner durur. (Nehcü'l-Belaga) Anladılar ki "Zulme rıza zulümdür." (Nehcül- Belaga) “Hayat iman ve cihattır." (Hz. Hüseyin) Allah'ın ve Peygamber'in sünneti bireysel telkin, ibadet, riyazet ve uyuşturan ibadetlerden ibaret değil; bilakis "cihat ve şehadettir." Kur'an'ı getiren, bir rahip değil, Fransız Rodinson'un ifadesiyle "ıslah edici peygamber" olup risaletinin hedefi "bilgi, bilinç ve adalettir." (hikmet ve kıst) Anladılar ki; İslam'ın Allah'ı, kuvvetin sembolü "demir'i adaletle; adaleti de kitap ve vahiy ile birlikte zikreder. "Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür." (57/Hadid Suresi
Sayfa 62·Kitabı okudu
Din
Dediler ki Kur'an, "ka-re-e" (okunan) kökünden değil; "ka-re-ne"(komşu/yoldaş) kökünden türemiştir. Amaç Kur'an'ın "okumak" değil; "yanında bulundurmak", "kendine yapıştırmak" anlamına geldiğini ifade etmek. Derler ki: Bir kimse sadece Bismillah'ın "B" sinde saklı manaları tefsir etmeye kalksa, ona bir ömür yetmez. Yine derler ki Kur'an'ın yetmiş "batın"ı (içsel anlam) vardır, onların da her birinin yetmiş "batın”ı ve bu böylece akıp gider... Tüm bunlar doğrudur. Ancak onlar meseleyi şu noktaya getirmek istiyorlar: Hiç kimse onu anlamaya çalışmamalı. Amaç Kur'an'ı açıp okuyan, anlamaya çalışan, düşünen, ondan bir ders çıkaran herkesi mahkûm etmek, anladığı şeyi de reddetmek ve şüpheli olduğunu lanse etmek. Dediler ki Kur'an'ın gerçek anlamı, imamların yanında özel bir kitapta gizlidir. Ondan hiç kimsenin haberi yok. O kitap Peygamber'in evindeydi, sonra gizli bir şekilde elden ele imamlara geçti. Şu anda da kayıp imamın yanındadır. Bu şu anlamda doğrudur: İmamlar, kitabı diğer insanlardan daha iyi anlar ve anlamlandırırlar. Bu da doğal ve mantıklı bir şeydir. Oysa onlar bundan şu neticeyi çıkardılar: Kur'an, içi muamma dolu sırlar dünyasına benzer ve insanın onu anlaması mümkün değil. Dediler ki: "Kur'an'ı akılla tefsir eden herkes, cehennemdeki yerini hazırlamış olur." Hâlbuki Peygamber'in hadisi şu şekildedir: "Kur'an'ı kendi düşüncesine göre tefsir eden herkes cehennemdeki yerini hazırlasın." Yani "kendi görüşü, kendi düşüncesi ve kendi değer yargısı"na göre tefsir eden kimse...
Sayfa 55·Kitabı okudu
Din