Pascal

Pascal
@Pascal_Pia
Galatasaray University-London School of Economics and Political Science (MA)
34 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Benim Adım, Kunta Kinte
10/10
·495 syf.·
2026 18. kitabı
Onu ilk kez Amerika’da“Roots” adlı dizide izlemiştim. Amerika’da klasik dizi ve filmler yayınlayan MeTV ekranında karşıma çıkan bu hikâye, hafızama kazınan sahneleriyle beni yıllar sonra romanına götürdü. Dizide –ve elbette romanda– en unutamadığım an, Kunta’nın kaçışı ve yakalandıktan sonra ismini inkâr etmeye zorlandığı sahnedir. “Senin adın Toby, tekrar et.” derler. O ise her defasında, her kırbaç darbesinde biraz daha parçalanarak ama bir o kadar da dimdik: “Benim adım Kunta Kinte.” diye cevap verir. İnsanın adının elinden alınması, yalnızca bir kelimenin değil, bir geçmişin, bir kültürün, bir varoluşun silinmesidir. Kunta’nın direnişi, tam da bu yüzden, bedeninin değil ruhunun mücadelesidir. Romanın yazarı Alex Haley, daha önce Malcolm X’in hayatını kaleme almış bir isimdir. Bu kez yönünü dışarıya değil, kendi içine; ailesinin köklerine çevirir. Yüz yıldan fazla süren bir kölelik geçmişinin izini sürer. Bu iz, onu Gambia’ya kadar götürür. Aile soy ağacının tepesinde, 1750’lerde yaşayan en büyük dedesi Kunta Kinte vardır. Genç yaşta kaçırılır, zincirlenir, gemilere bindirilir ve henüz devlet bile olmamış bir kıtaya, İngiltere’ye bağlı kolonilere köle olarak satılır. Kökler, tam da bu noktada, yalnızca bir ailenin değil Amerika’nın gerçek hikâyesine dönüşür. İlk köle gemileri kıyılara yanaştığında ortada “Amerika Birleşik Devletleri” yoktur; İngiliz kolonileri vardır. Bağımsızlık savaşına giden süreçte Afrika’dan getirilen kölelerin emeğinden, hatta bedenlerinden yararlanılır. Ancak savaşın sonunda özgürlük söylemi beyazlar için geçerlidir; siyahlar için değil. Özgürlük ideali, onların zincirlerini çözmez. Romanda aktarılan yasalar, bir dönemin sistematik vahşetini gözler önüne serer. Beyazların köleleri öldürmesi yasal haktır. Kaçarken yakalanan köle üzerinde
KöklerAlex Haley · Altın Kitaplar · 1979352 okunma
Pascal isimli okura yanıt verildi
Pascal
Farfallina Senin esprilerine alınır mıyız biz hiç. Yeter ki takılan sen ol. Kontesim aşkolsun. Ama hakkın var. Ben bu hızla cin Ali serisini zor bitiririm. Projelerden okumaya vakit kalmıyor diyenlere şaşırırdım. Şimdi kendime şaşıyorum. Senden de güzel haberler bekliyorum 🙏 Keyifli okumalar güzel dostum💐
Benim Adım, Kunta Kinte
10/10
·495 syf.·
2026 18. kitabı
Onu ilk kez Amerika’da“Roots” adlı dizide izlemiştim. Amerika’da klasik dizi ve filmler yayınlayan MeTV ekranında karşıma çıkan bu hikâye, hafızama kazınan sahneleriyle beni yıllar sonra romanına götürdü. Dizide –ve elbette romanda– en unutamadığım an, Kunta’nın kaçışı ve yakalandıktan sonra ismini inkâr etmeye zorlandığı sahnedir. “Senin adın Toby, tekrar et.” derler. O ise her defasında, her kırbaç darbesinde biraz daha parçalanarak ama bir o kadar da dimdik: “Benim adım Kunta Kinte.” diye cevap verir. İnsanın adının elinden alınması, yalnızca bir kelimenin değil, bir geçmişin, bir kültürün, bir varoluşun silinmesidir. Kunta’nın direnişi, tam da bu yüzden, bedeninin değil ruhunun mücadelesidir. Romanın yazarı Alex Haley, daha önce Malcolm X’in hayatını kaleme almış bir isimdir. Bu kez yönünü dışarıya değil, kendi içine; ailesinin köklerine çevirir. Yüz yıldan fazla süren bir kölelik geçmişinin izini sürer. Bu iz, onu Gambia’ya kadar götürür. Aile soy ağacının tepesinde, 1750’lerde yaşayan en büyük dedesi Kunta Kinte vardır. Genç yaşta kaçırılır, zincirlenir, gemilere bindirilir ve henüz devlet bile olmamış bir kıtaya, İngiltere’ye bağlı kolonilere köle olarak satılır. Kökler, tam da bu noktada, yalnızca bir ailenin değil Amerika’nın gerçek hikâyesine dönüşür. İlk köle gemileri kıyılara yanaştığında ortada “Amerika Birleşik Devletleri” yoktur; İngiliz kolonileri vardır. Bağımsızlık savaşına giden süreçte Afrika’dan getirilen kölelerin emeğinden, hatta bedenlerinden yararlanılır. Ancak savaşın sonunda özgürlük söylemi beyazlar için geçerlidir; siyahlar için değil. Özgürlük ideali, onların zincirlerini çözmez. Romanda aktarılan yasalar, bir dönemin sistematik vahşetini gözler önüne serer. Beyazların köleleri öldürmesi yasal haktır. Kaçarken yakalanan köle üzerinde
KöklerAlex Haley · Altın Kitaplar · 1979352 okunma
Pascal isimli okura yanıt verildi
Pascal
Farfallina Kesinlikle haklısın. Kitaplar bol malumat içerirken, bu kadar ayrıntı ekrana yansıtılamayabiliyor. Ya da film izleyicide kitaba karşı bir önyargı da yaratabiliyor. Bu kutsal yolculukta size eşlik etmek isterdim. Gelecek sefere diyelim. Ben kitabı listeme alıyorum😊
Benim Adım, Kunta Kinte
10/10
·495 syf.·
2026 18. kitabı
Onu ilk kez Amerika’da“Roots” adlı dizide izlemiştim. Amerika’da klasik dizi ve filmler yayınlayan MeTV ekranında karşıma çıkan bu hikâye, hafızama kazınan sahneleriyle beni yıllar sonra romanına götürdü. Dizide –ve elbette romanda– en unutamadığım an, Kunta’nın kaçışı ve yakalandıktan sonra ismini inkâr etmeye zorlandığı sahnedir. “Senin adın Toby, tekrar et.” derler. O ise her defasında, her kırbaç darbesinde biraz daha parçalanarak ama bir o kadar da dimdik: “Benim adım Kunta Kinte.” diye cevap verir. İnsanın adının elinden alınması, yalnızca bir kelimenin değil, bir geçmişin, bir kültürün, bir varoluşun silinmesidir. Kunta’nın direnişi, tam da bu yüzden, bedeninin değil ruhunun mücadelesidir. Romanın yazarı Alex Haley, daha önce Malcolm X’in hayatını kaleme almış bir isimdir. Bu kez yönünü dışarıya değil, kendi içine; ailesinin köklerine çevirir. Yüz yıldan fazla süren bir kölelik geçmişinin izini sürer. Bu iz, onu Gambia’ya kadar götürür. Aile soy ağacının tepesinde, 1750’lerde yaşayan en büyük dedesi Kunta Kinte vardır. Genç yaşta kaçırılır, zincirlenir, gemilere bindirilir ve henüz devlet bile olmamış bir kıtaya, İngiltere’ye bağlı kolonilere köle olarak satılır. Kökler, tam da bu noktada, yalnızca bir ailenin değil Amerika’nın gerçek hikâyesine dönüşür. İlk köle gemileri kıyılara yanaştığında ortada “Amerika Birleşik Devletleri” yoktur; İngiliz kolonileri vardır. Bağımsızlık savaşına giden süreçte Afrika’dan getirilen kölelerin emeğinden, hatta bedenlerinden yararlanılır. Ancak savaşın sonunda özgürlük söylemi beyazlar için geçerlidir; siyahlar için değil. Özgürlük ideali, onların zincirlerini çözmez. Romanda aktarılan yasalar, bir dönemin sistematik vahşetini gözler önüne serer. Beyazların köleleri öldürmesi yasal haktır. Kaçarken yakalanan köle üzerinde
KöklerAlex Haley · Altın Kitaplar · 1979352 okunma
Pascal isimli okura yanıt verildi
Pascal
@ByTemel Öyle yapayım. Tavsiyenize uyacağım üstad😊
Benim Adım, Kunta Kinte
10/10
·495 syf.·
2026 18. kitabı
Onu ilk kez Amerika’da“Roots” adlı dizide izlemiştim. Amerika’da klasik dizi ve filmler yayınlayan MeTV ekranında karşıma çıkan bu hikâye, hafızama kazınan sahneleriyle beni yıllar sonra romanına götürdü. Dizide –ve elbette romanda– en unutamadığım an, Kunta’nın kaçışı ve yakalandıktan sonra ismini inkâr etmeye zorlandığı sahnedir. “Senin adın Toby, tekrar et.” derler. O ise her defasında, her kırbaç darbesinde biraz daha parçalanarak ama bir o kadar da dimdik: “Benim adım Kunta Kinte.” diye cevap verir. İnsanın adının elinden alınması, yalnızca bir kelimenin değil, bir geçmişin, bir kültürün, bir varoluşun silinmesidir. Kunta’nın direnişi, tam da bu yüzden, bedeninin değil ruhunun mücadelesidir. Romanın yazarı Alex Haley, daha önce Malcolm X’in hayatını kaleme almış bir isimdir. Bu kez yönünü dışarıya değil, kendi içine; ailesinin köklerine çevirir. Yüz yıldan fazla süren bir kölelik geçmişinin izini sürer. Bu iz, onu Gambia’ya kadar götürür. Aile soy ağacının tepesinde, 1750’lerde yaşayan en büyük dedesi Kunta Kinte vardır. Genç yaşta kaçırılır, zincirlenir, gemilere bindirilir ve henüz devlet bile olmamış bir kıtaya, İngiltere’ye bağlı kolonilere köle olarak satılır. Kökler, tam da bu noktada, yalnızca bir ailenin değil Amerika’nın gerçek hikâyesine dönüşür. İlk köle gemileri kıyılara yanaştığında ortada “Amerika Birleşik Devletleri” yoktur; İngiliz kolonileri vardır. Bağımsızlık savaşına giden süreçte Afrika’dan getirilen kölelerin emeğinden, hatta bedenlerinden yararlanılır. Ancak savaşın sonunda özgürlük söylemi beyazlar için geçerlidir; siyahlar için değil. Özgürlük ideali, onların zincirlerini çözmez. Romanda aktarılan yasalar, bir dönemin sistematik vahşetini gözler önüne serer. Beyazların köleleri öldürmesi yasal haktır. Kaçarken yakalanan köle üzerinde
KöklerAlex Haley · Altın Kitaplar · 1979352 okunma
Pascal
Her zamanki gibi mükemmel bir anlatım👌bu incelemeden ve @ByTemel in alıntılarından sonra merak ettim doğrusu. Diziyi de izlemek istiyorum .Ama sen şimdi önce kitabı oku dersin:)