“Uzun zaman kralların sporu olmuş savaşlar, şimdi de popülariteye ihtiyaç duyan politikacıların sporu olmuştur; diğer yandan fiziksel şiddetten arındırılmış bir rekabet ise hayatın, çalışmanın ve oyun oynamanın sayısız yönüne can veren bir spordur.”
“Hiç tanışmadığım ya da en azından duymadığım veya hakkında bir şeyler okumadığım bir insanı sevemem.Milletler için de durum aynıdır:Yalnızca görünümünün değil,daha ziyade hayallerinin ve hatıralarının beni harekete geçirmesi gerekir, geçmişteki ve şimdiki mücadeleleriyle kendine çekmesi gerekir beni ve bu milletin insanlarının kumsaldaki çakıllar gibi birbirinin aynı olmadığını bilmek isterim.”
Daha eğitimli insanlarda, daha gençlerde ve daha fazla seyahat edenlerde dünya vatandaşı olma oranı artıyor; dünyanın beş veya daha fazla başka bölgesinden insan tanıyan kişilerde bu oran ortalama %47 seviyesinde.
Medeniyetler,arkalarında yalnızca toz bulutları bırakarak dağılmışlardır;birçok farklı kavime ve farklı dillere hükmeden koca imparatorlukların çoğu yıkılıp gitmiştir. Uluslar da ölümsüz olamazlar.
Son dönemde köyden kente ve yoksul ülkelerden zengin ülkelere doğru gerçekleşen büyük göç, doğanın çeşitliliğine insanlığın verdiği değişmez tepkiler dizisinde şu anki bölümdür yalnızca.Uluslar bu dolaşıma karşı bariyerler kurmak için boşuna
uğraşırken, teknoloji, iletişim ve eğitim bir araya gelerek yeni nesillere yeniden göçebe olma cesaretini vermektedir.