Theodore Zeldin

Theodore Zeldin

Yazar
8.6/10
23 Kişi
·
42
Okunma
·
15
Beğeni
·
1.867
Gösterim
Adı:
Theodore Zeldin
Unvan:
Filozof, sosyolog, tarihçi, konuşmacı ve yazar
Doğum:
Filistin, Ağustos 1933
Theodore Zeldin, 22 Ağustos 1933te Filistinde doğdu. Mısırda öğrenim gördü, 15 yaşındayken Oxford Üniversitesine girdi. Oxford Muse Foundation başkanı, filozof, sosyolog, tarihçi, konuşmacı ve yazardır.rnrnZedlin ilk olarak tarhçi olarak tanındı, ancak bugün uluslararası alanda İnsanlığın Mahrem Tarihi (1994)nin yazarı olarak bilinmektedir. Bu kitapta Zeldin, insanlığın unutulmuş anılarını gün ışığına çıkararak, köşeye sıkıştığı noktalardan çıkış yoları bulabilmesi için insanoğlunun ufkunu genişletmeyi ve modern zihinlere yerleşmiş yanılsamaları yıkmayı deniyor. Zeldine göre her kuşak, tıpkı kendisinden önceki sayısız kuşak gibi, dünyayı kendi çağının gözlüklerinden bakarak binlerce yıllık insanlık deneyimini boşa harcıyor. Kendi atalarının sınırlı ve kolay kolay değişmeyen hafızasını kullanmayı tercih ederken, geçmişin karanlığına gömülüp giden koca bir insanlık hafızasından yararlanma fırsatını kaçırıyor. Bu fırsatta yatan en değerli hazine, hayatın kendi çağımızın ışığıyla aydınlanmış görüntüsünün değişmez bir son durak değil, beklenmedik dönüşler yaparak ilerleyen insanlık tarihinin rastgele bir noktası olduğunu keşfetmek. Zeldinin unutulmuşlar tarihi, insanların hayata ve kendilerine ezelden beri bugünkü gibi bakmadıklarını göstermekle kalmıyor, umudun tükenmeye yüz tuttuğu noktada insanlığın imdadına yetişen şeyin her zaman yeni bakış açıları, yeni düşünce biçimleri ve yeni yaklaşımlar olduğunu hatırlatıyor.
On iki milyon Afrikalı'nın Yeni Dünya' da kölelik yapmak üzere kaçırılmasından önce başlıca kurbanlar, köleliğe adını veren Slavlardı. (Modern İngilizce'de köle anlamın gelen 'slave' sözcüğünün kökeni, Ortaçağ Latincesinde Orta Avrupa'da yaygın olarak köleleştirilmiş Slavlar için kullanılan "sclavus" sözcüğüne dayanır.)
Theodore Zeldin
Sayfa 18 - Ayrıntı Yayınları
“Bilmeye değer olan nedir” sorusuna benim cevabım şu: önemli olan ne kadar bilgi sahibi olduğum değil, bu bilgiyle ne yaptığım.
"Duygularıyla" yaşayanlar için hayatın bir trajedi, "mantığıyla" yaşayanlar içinse bir komedi olduğu söylenegelmiştir. Yarım hayatlarla yetinmemiz için hiçbir neden yoktur. Hem duygularını hem mantığını kullananlar için hayat bir serüvendir.
"Uzun zaman kralların sporu olmuş savaşlar, şimdi de popülariteye ihtiyaç duyan politikacıların sporu olmuştur."
Theodore Zeldin
Sayfa 215 - Ayrıntı Yayınları
İnsanın başkası hakkındaki algısını değiştirmek için bir gülümseme yeterlidir.
İnsanlar durmadan hakkınızda bir şeyler söylerler, sözlerinizi çarpıtırlar ve bazen bu size çok pahalıya patlayabilir.
Belkide insanlar sisli bir denizde sürüklenen birer gemiden başka bir şey değiller, ara sıra uzaklarda birbirlerinin ışıklarını görüyorlar ve yan yana geçip giderken kısacık bir süre selamlaşıyorlar.
"Belki de insanlar sisli bir denizde sürüklenen birer gemiden başka bir şey değiller, ara sıra uzaklarda birbirlerinin ışıklarını görüyorlar ve yan yana geçip giderken kısacık bir süre selamlaşıyorlar."
Üniversite eğitiminde görülen patlamanın tüm dünyaya dev bir cehalet bulutu ya­yacağını ne ben ne de bir başkası öngörebilmişti.
Theodere Zeldin'in okuduğum ikinci kitabı ama bu kitap daha önce yazılmış. 25 bölüm var kitapta ve her bir bölüm sıradan bir ya da birkaç insanın yaşam hikayesiyle başlıyor. Devamında, örneklenen bu kişi ya da kişilerin hayatlarına etki etmiş olay ya da düşüncelerin insanlık tarihindeki yerine değiniliyor. Zeldin çok zor başarılabilecek bir iş çıkarmış: sıradan insanların hayatlarındaki olay ya da düşünceleri dünya insanlık tarihine eklemiş. Sıradan insanların hayatları kısa tutulsa da okurken bir an önce esas konuya girilmesi için sabırsızlandım. Çok bilgi var kitapta. Sakin sakin, sindire sindire okunmalı. Bir küçük not da yayınevi için. Okuduğum kitap, Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan 5. Baskıydı. Kitabın kapağında yazar olarak Theodore Zeldin yazsa da sırtta yazar olarak, Elias Canetti ismi vardı. Acaba yazarın bir numarası mıdır diye çok bekledim ama kitap içinde bu durumla ilgili bir açıklama bulamadım. Sanıyorum, kapağı hazırlayan kişinin dalgınlığı sonucu ortaya çıkmış bir durum.
Theodore Zeldin, 22 Ağustos 1933 Filistin doğumlu. Mısır'da öğrenim gören, 15 yaşındayken Oxford Üniversitesi'ne kabul edilmiş Oxford Muse Foundation başkanlığı yapmış, filozof, sosyolog, tarihçi, konuşmacı ve yazar olmasının yanında hala dünyada sayılı felsefe, düşünür ve önemli fikir adamlarından biridir.

Bu özelliklerinden dolayı 28 bölümden oluşan kitabı "Hayatın Gizli Hazları" ile insanlığa dair geçmişte yaşayan tam olarak önemli bilinen ve bilinmeyen insanların kimi yerde her bölümde hikayelerine yer vererek anlatımıyla başladığı bölümlerde verdiği önemli öngürülerin ardından varlığından bile haberdar olmadığımız bambaşka fikirlerin, muktedir yaşam biçimlerinin ışığında insanın çıplak gözle seçemediği yollarda yürüyen başkalarının zevklerini, fikirlerini, deneyimlerini, umutlarını, varoluş sorunsallıklarıyla nasıl baş ettiklerine dair okuruna kafa yorarak aydınlatıyor.

Thedore Zeldin , önemli medeniyetler içersinde yer almış, bir çok konuda başarılı olmuş bunu yaparken günümüz uyarlaması altında başarılı bir şekilde okuruna bunu özdeşleştirerek, kitabın içinde yer alan bölümlerde bahsi geçen olayların kendi persfektiflerinden bakarak, kendileri için en büyük anlamı taşıyan geçmişte yaşananları canlandırarak ve bugüne daha fazla umut verecek bir gelecek tasavvur ederek okuyucusuna büyük bir iyilikte bulunarak anlatmış. Her biten bölüm üzerinde beni derin düşünceler üzerinde kendimi ve hayatımı sorgularken bulmama neden oldu. Uzun zamandır ben de bu şekilde farkındalık yaratan, ilk başlarda tereddütlerimin olmasına rağmen bu kadar rahat okuduğum hayata dair bilimsel olmasının yanında felsefe ve tarih ile bütünleştirerek anlatan bir başka kitap daha olmamıştı.
Bu kitap O'nların değil Ben'lerin tarihi... Bir Atatürk'ü, Bir Lenin'i, Bir Tolstoy'u, Bir Napolyon'u her tarih kitabında bulursun ama ben'le sen'in tarihin sadece bu kitapta....
Pek çok okuyucunun hemfikir olduğu gibi, "İyi kitap başka kitaplara götüren kitaptır." Hayatın Gizli Hazları bu kitaplardan biri. İçinde kitap önerisi olduğu için değil, merak uyandıracak, araştırılacak pek çok bilgi barındırdığı için. Kitap 28 bölümden oluşuyor ve her bölüm gerçek bir hikâye ile başlıyor. Bölümler biterken sonraki bölüme bağlanan cümleler okuyoruz. Zeldin'in bazı cümleleri Twitter'da yazılacak türden; kısa ve öz. Hayatın Gizli Hazları'nda, yaşamdan hayallere, yoksulluktan zenginliğe, dinden önyargılara, cinsellikten sevmeye kadar pek çok konu ele alınmış ve bitmesi istenmeyen bir kitaba dönüşerek, okuyucuyla sohbet eden bir kitap çıkmış ortaya.
Ayrıntı Yayınlarının Ağır Kitaplar serisinden çıkan İnsanlığın Mahrem Tarihi'nde yazar, insanlığın her haline tek tek bireylerin hayat hikayeleri üzerinden değinmiş. Özellikle bölüm başlıklarıyla ilgimi çeken kitabı çok istememe rağmen okuma konusunda çok da hevesli olmadığım bir dönemde olduğumdan yarım bıraktım. Sosyoloji, antropoloji gibi alanlara ilgi duyup, ağır kitaplardan sıkılanlara tavsiye edilebilecek bir kitap kanımca. Kitabı satın almama neden olan şu başlıklar belki size bir fikir verebilir:
I. İnsanların üst üste umutsuzluğa kapılması; sonra yeni insanlarla karşılaşarak ve yeni bir gözlük takarak kendilerini toparlamaları
IV. Bazı insanların yalnızlığa bağışıklık kazanması
XVIII. Dertlerden kaçma sanatının gelişip de nereye kaçacağını bilme sanatının gelişememesi
Bu kitabı bitiremedim. Günde on sayfaya kadar düşürdüm tempomu ama yok, olmadı. Zaman zaman altı çizilesi sözler var ama bir türlü sevemedim. Okurken çok sıkıldım. Kitabın içeriği, tekil yaşam deneyimlerinden yola çıkarak tarihi olayları bir bağlam içinde değerlendirmek şeklinde. Düşünce güzel ama bence birbirinden çok kopuk bölümler. Bana güzel gelmeyen bu kitap, bir başkası için çekici gelebilir. Keşke etrafımda bu kitabı verebileceğim biri olsaydı zira kitaplığımda da tutmak istemiyorum.
Belkide başlayıp bitirmek için değilde arasıra açıp yirmi sekiz bölüm arasından herhangi birini okumak daha keyifli olabiliyor.[Galiba uzun süren okuma macerama kılıf arıyorum:))] Neyse halim çıksın falım hesabı... evet kitap 28 bölümden oluşuyor ve her bir bölümde genelde iki ana karakter yer alıyor. ve onların hayatları arasından hayata dair okumalar anlamlandırmalar yapılmakta...
Yıllaaar evvelll NTV de Oğuz Haksever in Ve İnsan programı vardı. dünyadan insanlardan hayattan bize dair ne varsa fotoğraflar eşliğinde sunulur ve Oğuz beyde yorumlardı..
Heh işte kitapta belki fotoğraf yok ama yazarın üslubu öyle güzel ki o kadar güzel tasvir ediyor ki, hayatlar adeta bir fotoğraf gibi gözünüzde canlanıyor.
Okuyunuz efendimmm...
Thedore zeldin günümüzün en önemli 100 düşünüründen biri olarak geçiyor. Kitap genel olarak her türlü konudan bahsediyor ve o bölümün konusuyla alakalı ilham verici birinin öyküsünü anlatıyor. Ilk elime aldığım zaman kitabı baya heyecanlandım fakat yer yer gerçekten çok sıkıldığım zamanlar oldu bunun sebebi Zeldin'in toplumun sorunu olarak nitelendirdiği her konunun çözümünü iletişime bağlıyor olması tıpkı Erich Fromm'un sevgi vurgulaması gibi. Ele alınan düşünce hoş hikayeler hoş ama çözüm olarak sunulan şey zayıf kalıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Theodore Zeldin
Unvan:
Filozof, sosyolog, tarihçi, konuşmacı ve yazar
Doğum:
Filistin, Ağustos 1933
Theodore Zeldin, 22 Ağustos 1933te Filistinde doğdu. Mısırda öğrenim gördü, 15 yaşındayken Oxford Üniversitesine girdi. Oxford Muse Foundation başkanı, filozof, sosyolog, tarihçi, konuşmacı ve yazardır.rnrnZedlin ilk olarak tarhçi olarak tanındı, ancak bugün uluslararası alanda İnsanlığın Mahrem Tarihi (1994)nin yazarı olarak bilinmektedir. Bu kitapta Zeldin, insanlığın unutulmuş anılarını gün ışığına çıkararak, köşeye sıkıştığı noktalardan çıkış yoları bulabilmesi için insanoğlunun ufkunu genişletmeyi ve modern zihinlere yerleşmiş yanılsamaları yıkmayı deniyor. Zeldine göre her kuşak, tıpkı kendisinden önceki sayısız kuşak gibi, dünyayı kendi çağının gözlüklerinden bakarak binlerce yıllık insanlık deneyimini boşa harcıyor. Kendi atalarının sınırlı ve kolay kolay değişmeyen hafızasını kullanmayı tercih ederken, geçmişin karanlığına gömülüp giden koca bir insanlık hafızasından yararlanma fırsatını kaçırıyor. Bu fırsatta yatan en değerli hazine, hayatın kendi çağımızın ışığıyla aydınlanmış görüntüsünün değişmez bir son durak değil, beklenmedik dönüşler yaparak ilerleyen insanlık tarihinin rastgele bir noktası olduğunu keşfetmek. Zeldinin unutulmuşlar tarihi, insanların hayata ve kendilerine ezelden beri bugünkü gibi bakmadıklarını göstermekle kalmıyor, umudun tükenmeye yüz tuttuğu noktada insanlığın imdadına yetişen şeyin her zaman yeni bakış açıları, yeni düşünce biçimleri ve yeni yaklaşımlar olduğunu hatırlatıyor.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 42 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 122 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.