Murat Akan

Murat Akan
@Paska
Kuş Kısmak
Kuş Kısmak Merhaba! Yeni çıkan bu ilk kitabımı bir kez paylaşırsanız çok mutlu olacağım. Teşekkür ederim. Ferhat Hançer Dün akşam saat 22.30'da, kitabın okunması bitti. Genel bir değerlendirmesi : Çarşamba'nın ve yukarı köylerinin zorlu yaşam öykülerinden kesitleri, her haliyle güçlü bir gözlem sonucu olduğu belli olan ve bunu akıcı bir dille biz okuyuculara aktarman usta bir kalem işi! Kutlarım. Olay, mekan ve kişi betimlemeleri, sanki bir filmi izler gibi bellekte yer ediniyor.! ".. Aralıklı yanan cam lambaları uzaktaki yıldızların cılız ışıkları gibi parlıyordu. Çok uzaklardan gelen, artık tek tük kalmış öküz arabalarının, dişbudak ağacından yapılmış mazıların yaydığı, insanın içini acıtan o yabanıl gıcırtı duyuluyordu." "... Akşam ezanları başlar başlamaz ulumayı alışkanlık edinmiş yaygaracı köpeklerin ulumaları ezanları bastırıyordu." " O güzel çocuklar, o güzel günler, zamanın değirmeninde öğütülmüş gitmişti..." Evet; bunlar gibi güzel, özgün pek çok benzetme, yerli yerinde kullanılmış.
Roman
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kuş Kısmak
Bir Yazar – Beş Soru | Murat Akan BU YAZI 2 EKİM 2022 TARİHİNDE MAHAL EDEBİYAT SANAT TARAFINDAN YAZILMIŞTIR. Sayın Murat Akan, “Bir Yazar Beş Kısa Soru” isimli yazı dizimize katıldığınız için teşekkür ederiz. Yazı dizimiz önceden belirlenmiş ve isim ayırt etmeksizin yazarlara yönelttiğimiz beş kısa ve net sorudan oluşuyor.  Murat Akan kimdir? Bir insan, bir öğretmen, bir yazar adayıyım. Ferhan Şensoy ve daha birçok sanatçının doğduğu kasabada (Çarşamba/Samsun) doğdum. Bu kasaba dünyanın en tuhaf kasabalarından biridir. Tıpkı Marquez’in Kırmızı Pazartesi adlı romanında anlattığı kasaba gibidir. Üniversite yıllarında başladım yazmaya. Öyküler yazdım, yarışmaya katıldım. Sonra birden yazmaktan vazgeçtim. Ama kitap okumayı sürdürdüm; hayatın içinde Donkişot oldum, savaştım. Emekli olduktan sonra bir yaratma, üretme mücadelesine giriştim.    Kuş Kısmak isimli romanınızı neden yayımladınız? “Beni çocukluğumda etkileyen her şeyi edebiyatla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum,” diyor Marquez. İki insanın istekleri bu kadar mı örtüşür? İşte ben tam da bunun için yazdım Kuş Kısmak’ı. Yitip giden çocukluğumuzu, yok ettiğimiz sinemalarımızı, o güzelim iyi insanları, delinmemiş ozonu, yıldızlı mehtaplı geceleri, güneş tepelerindeyken çalışabilen insanları ve daha niceleri anlatmak için yazdım. Hey bakar mısınız? Ben de buradayım, söyleyeceklerim var, demek için yazdım. Hani Sait Faik’in bir öyküsü vardır; orada hişt hişt sesini duyarsınız. Ben de insanları uyarmak istedim; hişt hişt diye. Eğer söyleyecek bir şeyiniz yoksa yazamazsınız. Yazar, söyleyecek bir şeyi olan insandır. Ama o herkes gibi söylemez; büyülü, yeni bir dünya yaratır. Bizi bu dünyanın içinde yaşatır. O dünya masalsı gerçekliği yansıtır.     Neden okuyorsunuz? O büyülü evrenin içine girmek ve
Edebiyat
Beş Kuruşluk Hurda
Köprünün üstünde durdular, göğüsleri inip inip kalkıyordu. Biraz soluklandılar ama fazla oyalanmadılar, yeniden yola koyuldular. Gecekonduların üzerindeki sis bulutları ağır ağır kalkıyordu. İnsanın yüzünü okşayan ılık bir lodos hafifçe esiyor, derenin içindeki genç söğüt ağaçlarının yapraklarını hışırdatıp duruyordu. Kuş cıvıltılarıyla uyanan insanlar gecekondulardan birer birer çıkıyorlar, sabah mahmurluğu içinde gözlerini ovuştura ovuştura işe gidiyorlardı. Murat Akan
Edebiyat
Yaşama Sevinci
Bir bahar günüydü; akasyaların açtığı, telli duvaklı bir bahar günüydü. Çocukluğumun ılık ikindi sonrası gülümsedi gözlerinin içinde.
Edebiyat
Kuş Kısmak
Kuş Kısmak Tüyap Samsun Kitap Fuarı / Salon 2, Türkiye Yazarlar Sendikası standı. Taner İSKENDER MURAT AKAN / KUŞ KISMAK Roman, Karadeniz'de yokluğuyla yoksulluğuyla, varlığıyla darlığıyla, cehaletiyle yobazlığıyla, karanlığıyla aydınlığıyla bir kasabayı anlatıyor. Bir kasabayı anlatıyorsa da roman, biz ülkenin bir panoramasını görüyoruz romanda. Romanda en öne çıkan, bir dönemin bütün ülkeyi etkileyen sinema kültürü. Yılmaz Güney sineması romana hakim. O dönemin çocuklarının, gençlerinin sinema tutkusu, sinema vazgeçilmezliği roman kişileriyle beraber okuru da etkiliyor. Roman sinemanın olduğu kadar seksen öncesi ülke siyasetinin de izini sürüyor. Ülkede bir şeyler oluyor ve gençler de dar bir çevrede neredeyse el yordamıyla olup biteni anlamaya çalışıyor. Kasaba denilen dört duvarın arasında gençler bir çıkış arıyorlar. Romanın bir başka ilgi çekici yönü de dili. Yazar Murat Akan, dipnotlarıyla beraber yerel ağzı, sözcükleri kullanmış. Bu da romana ''otantik'' bir özellik katmış. Bu özgün dili ve anlatımı çevrenin ve kişilerin anlatımında da görüyoruz. Roman sinemayı siyasal gelişimi anlatırken bölgenin kan davası gibi bir yarasına da uzak kalmamış. Aynı zamanda roman Avrupa'ya giden ilk işçilerle beraber ''gurbet'' yaşamını da anlatmaktan geri durmamış. Romandaki kişiler ise özellikle çocuklar bir başıboşluk içindeler. Onlara göre yokluk ve yoksulluk içinde her şey meşru. Kolektif bir ''meşruluk'' yaratmışlar kendilerine. Kendilerine ait olmayan bir şeyi ''almak'' onlar için en doğal bir hak. Romanı okuyan her okurun romandan kendine göre bir dünya çıkaracağını umuyorum. Murat Akan'ın KUŞ KISMAK romanını okuyun derim. İYİ OKUMALAR.
Roman