Duyuyor musun? denizden gelen kokuları,görüyor musun? dalgaları. Peki o batan gemiyi.
Büyük,kocaman bir yalı var orada, çakıl taşları ıslak, hava kasvetli, bulutlar koyu gri, sen bir sandal içindesin. Şu kanallarından geçerek ışığa doğru gidiyorsun. Sonra sustu, bıraktı anlatmayı. Masada duran lokumları gösterdi gözleriyle, başımı salladım,al tabi der gibi. Ağzına attı bir tanesini hemen. Bakışları anlattığı hikaye kadar gri ve karanlıktı.