Giriş Yap
440 syf.
·
10/10 puan
Fransa'da 17. yüzyılda Cumhuriyet dönemine damgasını vuran Dreyfus Olayı, Fransız kamuoyunun ikiye bölünmesine yol açan tarihi bir davadır. 1894'te Yahudi subay Alfred Dreyfus, Fransa'da hakim olan antisemist atmosfer içinde haksız yere casuslukla itham edilerek yargılanır ve mahkum edilir. Temelde bu olay ırkçılık, kilisecilik ve aşırı milliyetçilik gibi sosyal yapıyı olumsuz etkileyen kavramlar sebebiyle meydana gelmiştir. Yani Alfred Dreyfus, kanıtlardan ziyade dini ve ırkı ön planda tutularak işlemediği bir suçtan dolayı ırkçı duygularla yargılanmış ve sürgün edilerek hapis cezasına çarptırılmıştır. Dönemin romancılarından Emir Zola bu davaya sessiz kalamayan, adalet arayışı içerisinde olan ve sürecin gidişatının değişmesinde büyük bir role sahip olan yazar olmuştur. Davanın işleniş biçimine ve verilen sürgün kararına karşı çıkan Emir Zola, 'Suçluyorum' isimli makalesini dönemin önemli gazetelerinden birinde  yayımlatarak ilgi çeker. Fakat her toplumda olduğu gibi gerçekler, gözleri sımsıkı kapalı toplumları hep rahatsız etmiştir. Bu makale de kilise ve din öğretileri altına girmiş Fransız toplumu tarafından hoş karşılanmayacaktır. Suçluyorum makalesinden sonra yazarın son romanı olarak bilinen Gerçek romanı da aslında Dreyfus davasına bir atıftır. Yazarın çabasını çok anlamlı, derin bulmakla birlikte öngürüsüne de hayran oldum. Eğitim, din, ırkçılık ve burjuvazi üzerine yaptığı eleştiriler kendi dönemimle kıyaslanacak kadar güncel eleştirilerdi çünkü; laik eğitim üzerine sunmuş olduğu fikirler tüm milletlerin dikkate alması gereken detaylarla dolu. Kilisenin kontrolü altından şekillenen bir eğitimin nesilleri nasıl ön yargılı, sorgulamayan, adaletsiz bireylere dönüştürdüğünü karakterler üzerinden çok çarpıcı bir biçimde yansıtmasını çok sevdim. Fikirleri sebebiyle karısı dahi herkesle karşı karşıya kalan eğitimci Marc'ın bu görüşleri ve düşüncelerinden hiçbir durumda vazgeçmeyip olması gerekene yani gerçeğe ulaşmaya çalışmasını çok cesurca buldum. Çok çok sevdiğimi belirtmekle birlikte romanı okuyacak arkadaşlara uyarım kitabı iyi bir çevirmenden okumaları yönünde olacaktır. Çok tavsiye, aşırı...
Gerçek
9.1/10 · 499 okunma
Reklam
... Nerede bilinmez, yürürken yürürken suyu belden aşkın bir nehre kavuşmuşlar. 'Ya Allah' edip karşıya geçeceklerken ağaçların arasından gençliğine doyulmaz, maral görse marallığından utanır bir kız çıkmış. Demiş ki 'ah yoluna kurban olduğum dervişler. Yüzme bilmem ben, karşıya geçmezsem hiç olmaz. Bi yol beni karşıya geçirseniz de size hayır dua etsem.' Ateş Molla'nın az bir adım geri gittiğini gören Pelvan Dede, 'bin kızım sırtıma' demiş. Eh, kocasa da koca Pelvan, vaktiyle dünyayı kaldırmış, bir avuç kızın ağırlığı ona ne etsin? 'Hop' demiş geçirmiş karşıya kızı. Hayır duasını da almış. Pelvan Dede'yle Ateş Molla epey bir vakit daha yürümüşler. Sonunda dayananmış molla. Demiş ki 'sen ki bir dervişsin. Mahremin olmayan bir kızı nasıl sırtına alıp da nehri geçirirsin?' Pelvan Dede gülümsemiş. 'Ah be evlat' demiş, 'ben sırtıma aldığım kızı çoktan indirdim amma görürüm ki sen hala sırtında taşırsın onu.'
Böyle Şeyler Filmlerde Olur, İsmail KılıçarslanSayfa 116 - Ketebe Yayınları, 1. Baskı (2018)
boşlukta bütün ışınlar aynı hızla hareket ederler. havanın, suyun veya canım içinde yol alırken yavaşlarlar. Farklı enerji ışınlarının yavaşlama oranı farklıdır. eğer Tolstoy bunu bilseydi, Anna Kareninaʼnın başlangıcındaki o korkunç yanlışın farkına varır mıydı? ‘bütün mutlu aileler birbirlerine benzerler; her mut­suz ailenin mutsuzluğu o aileye özgüdür.ʼ durum aslında bunun tam tersi. mutluluk bir özgünlüktür. ıstırap bir genelleme. insan­lar genelde neden mutlu olduklarını çok iyi bilirler. mutsuzlukla­rının nedeninin ise çok ender farkındadırlar.
1 yorumun tümünü gör
Çünkü çabanın her türlüsünü sarfettiyseniz sizlik bir konu yok, yol verin gitsin
Reklam
Şu dünyada ne çok avare vardı! Ancak en başı, kaldığı o ilk sınavı düşünmek ona sürekli ıstırap veriyordu. Şimdi on adım önünde oturmuş onu dikkate almayan şu öğretmen nasıl bir sorumsuzlukla sınavını geçirmemişti ona; üstünkörü aldığı bir kararla nelere yol açtığını yaşamı boyunca muhtemelen bir dakika, hatta bir saniye bile düşünmemişti hiç.
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42