Mehmed, bir alıntı ekledi.
56 dk.

Müslümanlar değildi İslâm'ı yücelten, büyük kılan; tersine İslâm'dı Müslümanları yücelten.

Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 256)Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 256)
Orhan Nadir Yamuk, bir alıntı ekledi.
57 dk. · Kitabı okuyor

Genel Duruma Dar Bir Çerçeveden Bakış
Padişah ve Halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümeti de aynı durumda. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan ulus, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor.

Felaketin korkunçluğunu ve ağırlığını anlamaya başlayanlar, bulundukları çevreye ve sezebildikleri etkilere göre kurtuluş çaresi saydıkları yollara başvuruyorlar... Ordu, adı var, kendi yok bir durumda. Komutanlar ve subaylar, Genel Savaşın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, yurdun parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri kan ağlıyor; gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumunun kıyısında kafaları, çıkar yol, kurtuluş yolu aramakta...

Nutuk - Gençler İçin Fotoğraflarla, Mustafa Kemal Atatürk (Sayfa 6 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)Nutuk - Gençler İçin Fotoğraflarla, Mustafa Kemal Atatürk (Sayfa 6 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)
Mehmed, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Açıkça hissediyorum ki, Müslümanların gerileyişi İslam'ın tutarsızlığından, yetersizliğinden değil; Müslümanların İslâm'ı yaşamak konusunda gösterdikleri kendi eksikliklerinden, kendi yetersizliklerinden ileri geliyor.

Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 252)Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 252)
Mehmed, bir alıntı ekledi.
1 saat önce

Eğer iyiye doğru bir adım atılmak isteniyorsa, önce taklitçiliğin, ezberciliğin terk edilip kaynaklara bağlı, ama yine de cesur bir düşünce cehdinin benimsenmesi gerekir.

Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 251)Mekke'ye Giden Yol, Muhammed Esed (Sayfa 251)

34 FN 346
geceyarıları

tenhadır buraları

ne in ne cin

kırmızı lambası

sanki kan damlası

demiryolu geçidinin

 

dağılmış su dumanı şimşekli bir karanlığa

yağmurun altında çınar

çınarın altında o karaltı

bırakılmış bir araba

34 FN 346

sağ arka lastiği yırtılmış

camlarında kurşun delikleri

içinde barut kokusu var

hala çalışıyor silecekleri

bir sola bir sağa

bir sola bir sağa

 

geceyarıları

tenhadır buraları

ne in ne cin

kırmızı lambası

sanki kan damlası

demiryolu geçidinin

 

şimşekler yaladıkça nikelajını

tırnak uçlarında çıtır çıtır

yoğun bir elektrik sokağa

bu araba mutlaka çalınmıştır

şüpheli ne zaman bulabilecekleri

dışarda unutmuş bir ayağını

bir genç direksiyona yıkılmıştır

kanı sımsıcak damlıyor

dirseklerinden koltuğa

roman çoktan bitmiş

yol bitmiş bitmiş kavga

hala çalışıyor silecekleri

bir sola bir sağa

bir sola bir sağa

bir sola bir sağa

 

geceyarıları

tenhadır buraları

ne in ne cin

kırmızı lambası

sanki kan damlası

demiryolu geçidinin

"Umudum her zaman bâkidir ama
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun."

Abdurrahim Karakoç

Büyük kuşların uçmak zorunda olduğu gökleri
Eski sürüngenler bir türlü anlamadılar
Bir kanat vuruşuyla çekip gitmeleri
Yol korkakları her zaman yadırgayacaklar

Serkan Öztürk, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

İşçi olarak çalışıyordum. Erzincalı bir tanıdık vardı Eyüp bölgsinde. İki kadınla evliydi ve tam 14 çocuğu vardı. Kendisi CHP üyesiydi. Kadınlardan biri Dev-Yol, öyeki Dev-Sol yandaşıydı. 14 çocuktan her biri de TİKKO, Kurtuluş, TKP, PDA, PKK, Partizan vb... gibi örgütlerin yandaşıydı. Bir gece o eve misafir olmaya kalktım. Gittiğimde gördüğüm manzara iç açıcı değildi: Çünkü çeşitli fraksiyonlara ait kardeşler kavga etmiş, iş kanlı-bıçaklı kavgaya dönüşmüştü. Kumalar bile dargındılar. Sorduğumda kumalardan biri şunu söyledi: 'Brejnevci oğlan hır çıkardı. Maocusu karşılık verdi. Öteki bıçak çekti. Reformcu koca karakola haber yetiştirdi.

Filistin Rüyası / İsrail Zindanlarında 7 Yıl, Faik Bulut (Sayfa 18 - Öteki Yayınevi)Filistin Rüyası / İsrail Zindanlarında 7 Yıl, Faik Bulut (Sayfa 18 - Öteki Yayınevi)
Büşra, bir alıntı ekledi.
3 saat önce

Hz. Mevlânâ ne güzel demiştir:
"Sanma ki yol alanlar yok,
İzleri belirlemeyen olgun kişiler yok.
Sen sırlara mahrem değilsin de
Sanıyorsun ki başka çeşit erler yok."

Ehli Tasavvuf, Muhammed Mübarek Elhüseyni (Sayfa 96)Ehli Tasavvuf, Muhammed Mübarek Elhüseyni (Sayfa 96)