İstiklal Yolu; sadece kardan, kıştan ve çamurdan ibaret bir yol değildi. O yol; vatanı için canından, evladından ve geleceğinden vazgeçenlerin, Şerife Bacıların ölümsüzlük yolu kurulduğu yerdi.
Uzun zaman önce annemle babamın ağzından çıkmış birkaç söz, on yıllar boyunca yol alırken güç kazanmış, bana ulaşınca dev bir dalgaya dönüşmüştü. Dikkat etmezsem bu sözlerin beni ezip geçebileceğini fark ettim.
.
Dünya mâdem fânidir.
Hem mâdem ömür kısadır.
Hem mâdem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.
Hem mâdem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.
Hem mâdem dünya sahipsiz değil.
Hem mâdem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakim ve Kerîm bir Müdebbiri var.
Hem mâdem ne iyilik ve ne fenalık, cezasız kalmayacaktır.
Hem mâdem (لا يُكَلِّفُ اللَّهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا) *
sırrınca teklif-i mâlãyutak yoktur.
Hem mâdem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.
Hem mâdem dünyevì dostlar ve rütbeler, kabir kapısına kadardır.
.
Elbette en bahtiyar odur ki: Dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-I dünyeviye için bozmasın, mâlâyani şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telakki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selametle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
[*]"Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez." (Bakara Sûresi, 2:286. Ayet-i Kerime Meali)
.
.
Fakat işte tam olarak bu, talihin benim tüm isteklerimi karşılamasına, benim de bunun ötesinde hiçbir şey talep etmeyişime alışmış olmam, işte bu durum giderek bir heyecan eksikliğine ve yaşamun kendisinde bir ruhsuzluğa yol açmıştı.
Yaşamımın bütün kökleri uzanıyor avuçlarıma
Düşünürken babamın çay bardağını tutan ellerini
Bir Akdeniz kentinin tuz kokan sabahlarında...
Niye her şey uçan bir kuşun kanatlarında şimdi?
Yürümedik bir yol mu kaldı ufkun ardında?