Üstadım’ın tabutunu çalmışım... Bir odada sandalyeler üstüne koyuyorum... Üstadım, içinde oturur vaziyet alıyor ve hayatta... Tekrar yatıyor, kapak örtülüyor... Bu sırada evin içinde, uykudan kalkıp helaya girip çıkanlar ve namaz kılmak için abdest alanların o odaya girmelerinden çekiniyorum... Neyse ki girmiyorlar... Ben, daha önce abdest almadığım için üzülüyorum... Ama iki sandalye üzerine yerleştirilmiş tabutun başında Fatiha okuyorum... Sonra yatak odasına yatağa gidiyorum... Galiba Faik anlamadı... Benim arabayla tabutu oradan kaçırmayı düşünüyorum!..
Tablo: Tabuta Konulmuş
Hayır ile yadedilen ölü... Yukarı kaldırılmış… Fakir olduktan sonra sevindirilmiş... Alışılmış... Alışık... Ünsiyet edilmiş... Beğenilmiş... Ateş... Beslenip yetişilen yer... Esas... Kök... Bir şeyin çıktığı yer... Sürür, neşe... İsteme, talebetme...
Levha: 4 Haziran 1986, ″HATTAB OĞLU ÖMER″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları