Ağzımı açıp gözümü yumsam,suratınıza karşı topnuz çürümüşsünüz;içiniz yolsuzluk,hırsızlık,rüşvetle dolu diye konuşsam öfkeden kudurmak yerine kem küm edip isabet buyurdunuz dersiniz. Neden? Çünkü ünlüyüm,çok param var. Martin Eden olduğum,iyi biri olduğum ve salak sayılmayacak biri olduğum için değil. Size desem ki gökteki ay bir kalıp peynirdir,hemen bu fikrin müridi olursunuz olmasanız da reddetmezsiniz,çünkü benim dağlar kadar dolarım var. Hem de hepsini uzun zaman önce kazandım,çünkü eserlerimi yazmıştım;tam da ne zaman,size diyeyim,ayağınızın altındaki toz gibi üzerime tükürdüğünüz zaman.
O kitaplar yazılmıştı! O zaman beni aç bırakan, evini yasak eden ve düzenli bir işe girmiyorum diye lanetler eden siz,şimdi karnımı doyuruyorsunuz. Halbuki eserlerimin hepsi o zaman yazıldı.
Ama daha da kötüsü aşkı,o kutsal aşkı sorgulamama neden oluyor. Aşk,yayınlarla ve halkın ilgisiyle besiye çekilmesi gereken kötü ve çirkin bir şey midir? Öyle görünüyor. Oturup kafayı yiyene kadar bunu düşündüm.