Feyza

"Daha az eğitimli, daha basit, daha az sosyal bağı ve profesyonel zo­runluluğu olan hastalar genellikle bu nihaî krizle yüzleşmede daha az güçlük çekerler. Maddi lüksler, rahatlık ve sayısız in­san ilişkisini kaybeden refah içindeki insanlar ise durumlarını daha zor kabullenirler. Acı dolu ve çok emek isteyen bir hayat yaşamış olanlar, hırsla çevrelerini kontrol etmeye çalışmış, sosyal ilişkileri yoğun olan ama anlamlı kişisel ilişkileri olmayan kişilere göre ölümü daha huzurlu ve vâkur bir şekilde kar­şılayabilmektedir."
Sayfa 263 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Belki de hastaların olumlu tepki vermelerinin nedenlerin­den sonuncusu da ölmekte olan kişinin ardında bir şeyler bı­rakma arzusudur. Küçük bir hediye vermek, belki de bir ölüm­süzlük hissi yaratmak."
Sayfa 260 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı
"Ödünç alınmış bir zamanı tüketmek, ümitsizce doktorların ziyaretini beklemek, bir ziyaret saatinden diğerine zaman öldürmek, kısa bir sohbet yapmak için hemşirelerden birinin boş vakti olmasını ummak.. İşte ölümcül hastaların çoğu, vaktini böyle geçirmektedir. O hâlde böylesi bir hastanın, duyguları ve durumuna dair tepkileri hakkında konuşmak isteyen biri çıkın­ca heyecanlanması şaşırtıcı değildir. Bu kişi oturup onunla kor­kularını, hayallerini, yalnız kaldığı saatlerde ne düşündüğünü paylaşmak ister. Belki de seminerin hastalara sunduğu şey, kü­çük bir ‘hobi terapisi’, monotonluğu kıran küçük bir olaydır. Bir anda giyinirler, tekerlekli sandalyeye otururlar, anlattıkları­nın teybe kaydedilip edilemeyeceğini sorarlar ve bir grup ilgili insanın kendilerini dinlediğini fark ederler. Belki de ölümcül bir hastanın hayatını biraz olsun aydınlatan, o hayata anlam ve umut katan da bu ilgidir."
Sayfa 259 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
"Hastalar anlattıkları şeyin önemli olduğunu, başkaları için faydalı olabileceğini kavrar, ki bu da önemli bir unsurdur. Artık bu dünyada kimse için hiçbir şey yapamayacaklarını düşündükleri bir dönemde, bir hizmet sunduklarını hissederler. Bir has­tanın ifadesi buna iyi bir örnektir: 'Birilerine faydam dokunsun istiyorum. Belki de gözlerimi ya da böbreklerimi bağışlayabili­rim ama bu çok daha iyi görünüyor çünkü hâlâ hayattayken ya­pabilirim bunu.' "
Sayfa 258 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
Hayata Dair
"Eğer kendimize bu kadar çok ölümcül hastanın deneyimle­rini bizimle paylaşmak istemelerini sağlayacak kadar yardımcı ya da anlamlı şeyin ne olduğunu sorarsak, onların neden bu söyleşiye katılmayı kabul ettiklerine dair yaptıkları açıklamala­ra bakmalıyız. Birçok hasta bu aşamada kendini umutsuz ve işe yaramaz hisseder, varoluşlarını anlamlandırmakta güçlük çeker. Doktorların vizitelerini, röntgen filmi çektirmeyi, hemşirelerin ilaç getirmelerini beklerler ve günler geceler bitmek bilmez gö­rünür. Sonra bu monotonluğun içinde bir ziyaretçi gelir ve on­ları hareketlendirir; insan olmakla, hastaların tepkileriyle, güçlü yanlarıyla, umutlarıyla ve korkularıyla ilgilenir. Birisi bir san­dalye çekip yanına oturur. Onları dinler ve acele etmez. Üstü kapalı bir şekilde değil, hastanın aklını meşgul eden, genellikle bastırılan ama yine de su yüzüne çıkan konularda açıkça, basit bir dille konuşur. Birisi gelir ve monotonluğu, yalnızlığı, amaçsızlığı, umut­suz bekleyişi kırar."
Sayfa 257 - April Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı