Halkın elindeki her şeyi sömüren Sırça Köşk sakinleri ; halkın elinde kalan artık son koyunları da kebap yapmak için ister. Gelen koyunların kellelerinden üç tanesini halka verir . Kellenin birinde beyin , birinde göz ve birinde dil yoktur. Halk bunu sorunca siz becerip yiyemezsiniz ihtiyacınız yok gibi şeyler söylerler. Artık canından bezen bir adam kelleyi Sırça Köşk’e fırlatır. Halk bir bakar ki yıkılmaz denen sağlam gördükleri Sırça Köşk’te bir delik açılır. Diğer kellerde atılar sonra Sırça Köşk tuzla buz olur. Yıkıntıları da toplanır ve hikaye burada son bulur , halk eski yaşantısına devam eder. Sırça Köşk’ün gereksiz olduğunu anlarlar.