Pegai FM

aysberg tül ne zaman dondu pusula ne zaman geldik bu iklime aramızdaki siste kaybolmuş buzkıran gemiler kaybolmuş kelimeler sen yoksun ben de yokum kutuplar kadar yalnızız ikimiz de rüyamızı emanet etmedik hiç uyumadık sığda ölümün uykusuna güvenir gibi bırakırdık kendimizi birbirimizin düşlerinin yastığına aşktı bu, beraberlikti yol arkadaşlığıydı ve daha binlerce kelime
Şiir
Reklam
Sen gittin buluştuğumuz körfezler şimdi başka denizlerin çekiminde sen gittin ama doksan dokuz adın kaldı kalbimde
alışmak çürütür gövdenin derinliğini
bir adaya düşecek olsan hangi şiirleri alırdın yanına hangi mevsimleri, ikindileri çarşafını değiştir denizin sevgilim tropikal yaprakların, ayın yüzüne düşen perçemlerini kaldır hafızandan bütün lekeleri sil alışmak çürütür gövdenin derinliğini
Şiir
buluşurdu sessizliğimiz okuduğumuz sayfaların derinliğinde ne zaman sussa karamızdan geçerdi hayalet gemileri karşılıklı kıyılarda aynı denize bakan iki koltuk, iki lamba, iki ay aynı pencerenin derinleştirdiği gecede gemilerin ıslığını dinlerdik tek bir söz bile etmeden konuşurduk saatlerce
Şiir
uzun denizlerde yorulmazdı gözlerimiz birbirimizin güneşine baktıkça en yeni yerlerimizi birbirimize borçlandık çünkü âşıktık, kararlıydık, haklıydık bir denize kaç dalga sığarsa
Şiir
Reklam