Mutsuz Olmak mutluluğu öğreten bir kitap değil, modern insanın mutsuzlukla kurduğu ilişkiyi sorgulayan felsefi bir iç bakış metni. En sevdiğim yanı ise duyguları romantikleştirmeden ama küçümsemeden anlatması oldu. Ne tamamen karamsar ne de yapay bir iyimserlik taşıyor. Daha çok insanın kendi iç dünyasına dürüstçe bakmasını isteyen sade, anlaşır bir metin. Ayrıca tükenmişlik, melankoli ve depresyonu ele alış biçimi çağımızın ruh hâlini oldukça başarılı bir şekilde yansıtıyor. Bunları yalnızca aşılması gereken problemler gibi değil, modern insanın ruh hâli olarak değerlendiriyor. Kitabın iyi yanlarından biri de, olumsuz duyguları zıtlarıyla yok etmeye çalışmak yerine onları dengeli bir şekilde yaşayabilmenin de insana ait doğal bir durum olduğunu hatırlatması. İnsanın bilmediği şeyleri söylemiyor ama bilip de unuttuğu şeyleri hatırlatıyor.
Melankoli, insanın kendi zaman dışı kökenine yabancılaşmasının yasıdır, bu dünyada öte dünyayla bir olmanın imkânsız -bilemedin, geçici- oluşunun yasıdır; ki o bir oluş, kökendeki yoğunluğu yeniden canlandırarak özlemi bir anlığına yatıştırabilecektir.
Modern hayatın sunduğu imkânların çokluğu da mutsuz eder, çünkü hayat, şimdiye dek hiç olmadığı kadar uzadıysa bile, bunların hepsini gerçekleştiremeyecek kadar kısadır.