Pelin Adlı

Vadinin dibinde büyüyen çam ağacı bir dağın tepesindekinden çok farklı yetişir. Aynı türdeki ağaçlar iki farklı yaşam tarzına sahiptir. Bir ağacın yaşam tarzı, çevresine kendisini uydurmasının sadece ona özgü bireysel dışavurumudur. Böyle bir tarzı genelde beklediğimizden çok farklı bir arka plana karşı düzenlendiğinde fark ederiz çünkü ancak o zaman her bir ağacın kendine ait hayat biçiminin olduğunu ve yetişmesinin sadece çevresine karşı mekanik bir tepkime olmadığını anlarız.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rüyalar uyanıkken yerine getirdiğimiz eylemlerin planları ve tutumlarının duygusal bir provasıdır. Ancak böylesi bir prova, asla başarılı olamama ihtimali taşıyan bir oyunun provasıdır. Bu bakımdan rüyalar aldatıcıdır çünkü duygusal hayal gücü ortada eylem olmaksızın bize eylemin heyecanını sağlarlar.
Mutsuz Olmak
Puan vermedi·92 syf.·
2026 10. kitabı
Mutsuz Olmak mutluluğu öğreten bir kitap değil, modern insanın mutsuzlukla kurduğu ilişkiyi sorgulayan felsefi bir iç bakış metni. En sevdiğim yanı ise duyguları romantikleştirmeden ama küçümsemeden anlatması oldu. Ne tamamen karamsar ne de yapay bir iyimserlik taşıyor. Daha çok insanın kendi iç dünyasına dürüstçe bakmasını isteyen sade, anlaşır bir metin. Ayrıca tükenmişlik, melankoli ve depresyonu ele alış biçimi çağımızın ruh hâlini oldukça başarılı bir şekilde yansıtıyor. Bunları yalnızca aşılması gereken problemler gibi değil, modern insanın ruh hâli olarak değerlendiriyor. Kitabın iyi yanlarından biri de, olumsuz duyguları zıtlarıyla yok etmeye çalışmak yerine onları dengeli bir şekilde yaşayabilmenin de insana ait doğal bir durum olduğunu hatırlatması. İnsanın bilmediği şeyleri söylemiyor ama bilip de unuttuğu şeyleri hatırlatıyor.
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınları · 20226,3bin okunma
Melankoli, insanın kendi zaman dışı kökenine yabancılaşmasının yasıdır, bu dünyada öte dünyayla bir olmanın imkânsız -bilemedin, geçici- oluşunun yasıdır; ki o bir oluş, kökendeki yoğunluğu yeniden canlandırarak özlemi bir anlığına yatıştırabilecektir.
Ruh, bitimli, ölümlü hayatın içinden sonsuzluğa ve ölümsüzlüğe kurulan köprünün uhrevi veya tamamen gayrı maddi malzemesidir.