Öyle ya salik. Müminin tuhaf bir hali vardır. Çünkü yaptığı her iş hayırlıdır. İstediği nimete kavuşsa şükreder ve bu onun için hayırlı olur. Dara düşerse, musibete uğrarsa da sabreder. Bu onun için hayır olur, buyuruyor rahmet peygamberi (sav). Şükretmek sadece dil ile nimetleri ikrar etmek değildir. Asıl şükür verilen nimetleri yine o nimeti verene karşı işleyeceği günahlara sermaye etmemektir. Sabretmek de başına gelen musibetlere rıza göstermek değildir.Sabretmek mücadele etmektir. Bağımız bozuldu, bostanımız yağma oldu. Hiçbir şey yapmadan beklersek ne olur? Sabredenlerden değil rıza gösterenlerden oluruz. Ama bir gayretle bağı bostanı ihya etmek için gayretle çalışır, emek gösterirsek he işte o zaman sabır gösterenlerden oluruz yarenler. Hakikat ehli için sıkıntının nereden geldiğinin hiçbir önemi yoktur. Zira Allahü teâlâ dilemedikçe kimse kimseye zarar da veremez fayda da veremez. Olayların zahiri aldanma, batınıysa ibrettir. İnsanın nefsi olayların dışındaki aldatıcılığa, kalbi ise batındaki ibrete bakar. Tasalanmayasınız yarenler. Her sıkıntının sonu gelir. Her derdin bir devası her kışın bir yazı vardır vesselam.Ee kurdu da kuşu da doyuran Allah'tır ve o rızka kefildir.
Vefa Sultan