⚘Gül

⚘Gül
@Pembeguller
3/10
·472 syf.·
2025 15. kitabı
Uzun zamandır bir inceleme paylaşmıyorum. Kuzenim uzun yıllar önce Sherlock Holmes serisi almıştı ve bu da içerisindeki kitaplardan biri... Okumayı en sona bırakmıştım ve yeni bir Sherlock macerası diye heyecanlanmıştım açıkçası. Evde bulduğum bir kitap olduğu için daha önce araştırmamış ve içeriği hakkında detaylı bilgim yoktu. Beklentim bu yöndeyken kendimi bu kadar sıkıcı bir kitabın içerisinde bulacağımı düşünmemiştim. Okurken çok zorlandım, birkaç kez yarım bırakmak istedim... Daha önceleri de başlangıçta birkaç sayfa okuyup devam ettiremediğim bazı kitaplar oldu. Yıllar sonra o kitaba yeniden şans verdiğimde ise büyük bir keyifle okumuştum. Bu kitabı da okumak için zamanı değildi belki. Şu anki his, düşünce ve yaşantı birikimimle bu kitabı okumak isteyenler için tekrar düşünmelerini öneririm.
İnceleme
Sherlock Holmes - Beyaz BirlikArthur Conan Doyle · Yediveren Yayınları · 2018281 okunma
Reklam
•Bilgiyi İşlemek•
9/10
·136 syf.·
2021 7. kitabı
Aytmatov'un, başkalarının öykülerini anlatırken aslında hep kendisini bulmaya çalıştığını "Yüzyüze" kitabının incelemesinde yazmıştım. Toprak Ana kitabının arka kapağındaki yazıda detaylarıyla anlatılan, adeta insanları öğütür gibi harcayan savaş düzeneğinin yarattığı trajedileri anlatırken berrak ve akıcı üslubuyla bizleri sarstığı yazıyor. Peki bizleri sarsan bu savaş gerçeğini yazarken nasıl olur da böyle akıcı ve berrak bir üslup kullanabilmiş? İşte burda bir önceki kitabı "Deve Gözü"nün Kemal ve Abakir karakterleri aklıma düştü. Abakir tarlada bulduğu 800 gram altınla kayıplara karışırken Kemal "Senin yokluğunla Anarkay hiçbir şey kaybetmez, biz de seni unutur gideriz, işimiz yarım kalmaz." diyerek toprağı işlemeye devam etti. Daha çok hayallerine tutunarak ve pelin otlarıyla kaplı yabanıl bozkırda, çok güzel bir ülke kurulacağı umuduyla... İşte bu durumda da Aytmatov bilgiyi işleyen kişiydi. Toprağı işlemek, bilgiyi işlemek altından daha değerli ve yüzyıllarca unutulmayacak eserler oluşturur. Savaşlarda kadının, erkeğin, gencin, çocuğun birlik ve beraberlik içerisinde rollerinin ön plana çıktığı cümleler vardı. Elbette yalnızca kadından bahsetmem doğru olmazdı. Yazarın söyleyişiyle, hayatın oniki çiçeğinden bir tekini bile koparmamış, koklamamış, yaşamaya henüz başlayan genç erkekler savaşta ve savaşın gerisinde dayanışmaya güç vermişlerdir. Fakat günümüz kadın profilini, daha net söylemem gerekirse toplumda kadınların başına gelen üzücü haberleri göz önüne alınca bu kitapta kadının yerinden ve değerinden layıkıyla bahsedilmiştir diyebilirim. Özellikle kadının ön plana çıktığı cümleler alıntılarımda mevcuttur. Yer yer gözlerimi dolduran, kimi anlarıyla içimi ısıtan bir kitaptı. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim...
1000Kitap
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,8bin okunma
Kadın Heykeli
Puan vermedi·55 syf.·
2021 6. kitabı
Aytmatov Deve Gözü kitabında "Üniversiteli" olarak çağrılan Kemal ve yemyeşil bağlarla donanacağına, serin sular akıtan arkların açılacağına, rüzgârların altın başakları dalgalandıracağına inandığı Anarkaydaki insanlarla başından geçenleri anlatmıştır. Etkisinde kaldığım "Mankurtluk" bu kitabında da gözüme farklı açılarla yansımıştır. Okuyan, bilen, araştıran gözlerle bakmak ve tarihinin, sahip olduğu değerlerin bilincinde olmakla; yalnızca çalışkanlığın arasındaki farkta gördüm. -Alıntı: At da çok çalışır, ama insan her şeyden önce bir insan olmalıdır. Ancak o zaman yaptığı işten mutluluk duyar, ancak o zaman yaptıklarının bir anlamı olur. Üniversiteli Kemal'in, Anarkay'a gittiğinden beri ona rahat vermeyen Abakir'in yanındaki çaresizliği ve alaya alışlarının etkisiyle yaşadığı duygu durumlarını yansıtan bir adet kadın heykeli dikkatimi çekti. Bu kadın heykeli Kemal ağlarken ona "boş gözüyle ve öfkeyle bakan; nasıl, niçin üzüldüğünü anlamaya çalışan" bir hali var gibi geliyordu. Kemal, Abakir'e sinirlendiğinde, kadın heykeli "boş ve karanlık gözleriyle kötü kötü bakıyor" hissine sebep olmuştu Kemalde. İlerleyen sayfalarda ne olur henüz okumadım ama bu durum bana; olaylara, nesnelere, kişilere karşı düşüncelerimizin o anki hislerimizin etkileriyle değişkenlik gösterebileceğini anımsattı. Tümseğin üzerinde duran tek gözlü belli belirsiz biçimdeki kadın heykeli Kemal'e bu kez, Kemal düşüncelere dalıp biri tarafından anlaşılmayı istediğinde "tek gözüyle ve kımıltısız, kayıtsız bakışlarla seyrettiğini" düşündürmüştü. O an düşüncelerimizin yansımasını yalnızca biz harekete geçtiğimizde görebileceğimizi kadın heykelin kayıtsız ve boş bakışlarıyla gördüm. Okudukça yeni anlamlar keşfedebileceğimiz, var olan anlamlarımızı pekiştirebilecek sade ve güzel bir kitaptır. İyi
1000Kitap
Deve GözüCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20224,029 okunma
9/10
·80 syf.·
2021 5. kitabı
Aytmatov bu kitabında yetişkinler cephedeyken savaş gerisinde kalan on beşine basmamış çocukların gözlem, duygu ve düşüncelerini bizlere yansıtmıştır. Kitabın detaylarında, bir aşk hikayesi olmasının yanı sıra bir çocuğun duygu ve düşüncelerine şahit oluyoruz. Büyüklerin sözlerinin bir çocuk üzerinde bıraktığı etkiyi yine çocuk gözüyle anlatılan cümlelerden görüyoruz. ▪Alıntı: "Onbaşının beni övmesi, büyük adam yerine koyup fikrimi sorması, koltuklarımı kabartmıştı doğrusu." Çocukta oluşan yeni bir akraba bilinci de Danyar'ın köye gelmesiyle ifade ediliyor. ▪Alıntı: "Danyar'ın atalarını da hatırladılar ve onun kabilesini tam olarak belirlediler." Yüzyüze kitabının incelemesinde de değindiğim gibi (Mankurtlaşma) tarih ve atalar bilinci bu kitabında da satır aralarında dikkatimi çeken detaylar arasındadır. Büyüklerin yüz ifadesi, davranışları, sohbet üslupları çocukların gözünde, her şeyi detaylıca inceleyen mercek arkasında işleyen akıllarına yazılıyordu. Her saniyeyi onlarca fotoğrafla paylaştığımız şu dönemde mi daha yoğun yaşayabiliyoruz yoksa bir saniyeye onlarca anlam yükleyecek kadar gözlem yapabildiğimizde mi? Çocuğun -tabiki yazarın kelimeleri yerinde kullanışı da etkili- gözlemlerini etkili bir şekilde dile getirişi bugünün yaşayışını düşünmeme sebep oldu. Sahi yeteri kadar gözlemleyebiliyor muyuz çevremizde olanları? Bir aşk hikayesinden çok küçük bir çocuğun gözünden dünyayı okuduğumu hissettim. Fark edilmeyi bekleyen, bir sözümüzle, ilgimizle gözlerinin içi parlayıverecek küçük çocukları.. Neden bilmiyorum fakat bu kitapla çocukların içinde bambaşka bir dünya olduğunu ve aslında şu an bile internet bağımlısı diyeceğimiz çocuklara koca bir şefkat duyup anlaşılmalarını diledim. Sevgi, her şeye duyulan sevgi! Hayatımızın her anında iletişiminde olduğumuz
1000Kitap
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,5bin okunma
Doğudan batıya batıdan doğuya...
10/10
·63 syf.·
2021 4. kitabı
Aytmatov kitaplarını okumaya ve incelemelerini yazmaya başlamadan önce Aytmatov'un bendeki yeri hakkında giriş yapmak istiyorum. Kitap okuma konusunda bende önemli etkisi olan babam Aytmatov setini görünce heyecanlanmış ve "Oku kızım, her türden oku. Okuduğun her kitap sana bir sene yaşamışsın gibi tecrübe kazandıracak. " demiştir. Elveda Gülsarı adlı kitabını "Elveda diyerek ya da diyemeden gittiğimde bu kitap size hatıram olarak kalacaktır. " yazısıyla hediye etmiştir. Beni öncelikle Türk devletlerinin (Kırım, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan..) tarihini anlatan kitaplar ve yerli yazarlarımızın kalemiyle tanıştırmıştır. Cengiz Aytmatov, Türklerin esaretini ve bu esaretten kurtulma yollarını, bozkır hayatını edebi bir dille en güzel anlatan bir yazardır. Denk geldikçe ben de o kurak bozkırı yaşatan, aile toplantılarının sıcaklığını hissettiğim kitaplarını özellikle belirteceğim. Esir edilen bir milleti, en güzel haliyle, Sovyet rejiminin dikkatini çekmeden Türk milletine ve dünyaya "Mankurt" tiplemesiyle anlatmıştır. Üstelik Cengiz Aytmatov Sovyet rejiminden direkt etkilenmiştir. Babası Sovyet askerleri tarafından götürülmüş ve haber alınamamıştır. 20 sene sonra babasının infazını öğrenmiştir. Aytmatov hakkında araştırmalarımda bir yazıya denk geldim. Hem bu kitapla bağlantısı olabileceğini düşündüğüm hem de Aytmatov'un duygularına kısaca tanık olabilmemiz açısından sizinle de paylaşacağım: Aytmatov anlatılarında "Biz dünyanın, zamanın toplumun veya başkalarının istediği gibi mi, yoksa kendi istediğimiz gibi mi yaşamalıyız?" Sorusuna tek yönlü ve ezbere bakış açısıyla yanıt aramamıştır. Ona göre; "insan evrenin bilinciydi". Nerede, hangi zamanda, hangi mekanda olursa olsun ve hangi mensubiyete bağlı bulunursa bulunsun; insan türünden birine verilen zarar,
1000Kitap
YüzyüzeCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,6bin okunma