Hayatı, gideceğini başından beri bildiğim ama için için beni bırakmayacağını ummayı seçtiğim bir serserinin rüzgârına kapılır gibi yaşadığımı ancak o zaman kavrayabildim. Onu sandığımdan fazla önemsediğimi de.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat bazen her şeyi silip süpürürken bize geriye sadece anılar kalıyor… Ama bu kitap hatırlamanın da, unutmanın da bir tür direniş olduğunu anlatıyor.
Nermin Yıldırım’ın kalemi yine ince, içimize işleyen bir yerden dokunuyor. “Unutma Dersleri” sadece geçmişle değil, hafıza ile, kayıplarla ve yeniden başlamanın yüküyle ilgili. Ana karakterin kendi geçmişine, ailesine, hatıralarına karşı verdiği o sessiz savaş... sanki kendi içimizdeki seslere tercüman oluyor.
Bazen bir çay kokusunda, bazen eski bir valizin kenarında, bazen de sokaktan geçen isimsiz bir melodide saklı hatıralar… Bu roman onları bulup yavaş yavaş su yüzüne çıkarıyor.
Ama en çok da şunu söylüyor: "Unutmak iyileşmek değil her zaman, bazen yeniden yaralanmak demek."
Ve sen okurken, bir yerden sonra kendi unutma derslerine giriyorsun…