İlayda Taşçı

Özgürüz. Hâlâ gerçek gibi gelmiyor. Hayatımda ilk defa gerçekten özgürüm ve bununla ne yapılır, bilmiyorum bile. Sanki aynı anda hem her şey mümkün hem de her şey imkânsızmış gibi. Kalbim patlayacakmış gibi, Beau. Kendimi, hiç bu kadar savunmasız ama hiç bu kadar güçlü hissetmememiştim.
Reklam
Yalancıları alkışlayan ve şükranlar sunan sefil bir halk, onların üzerinden zengin olanlara minnettar olarak yaşıyordu. Yerlere eğilip liderlerinin üstlerine basmasına müsaade ediyor, sonra da göklere çıkardıkları insanlara tapıyorlardı.
Sayfa 257·Kitabı okudu
Şimdiye kadar anlattığım kadarıyla, olayın önemli ve kalıcı anı bu andı. Babamın kutsallığında ilk kez bu anda bir çatlak belirmiş, şimdiye kadar çocuk yaşamımı sırtında taşıyan ve kendi kendisi olabilmek için insanın yıkması gereken temel direklere ilk darbe bu anda inmişti. Herkesin gözünden kaçan böylesi yaşantılar, yazgımızın izleyeceği önemi küçümsenmeyecek asıl doğrultuyu oluşturur. Böylesi bir darbe atlatılır, toparlar kendini ve unutulup gider, ama gerçekte hepsinden gizli saklı bir köşede sürdürür yaşamını, kanamaya devam eder.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Her insanın yaşamı, onu kendisine götüren bir yoldur, bir yol denemesi, bir yol taslağıdır. Hiçbir insan yüzde yüz kendisi olamamıştır, ama yine de herkes gücü yettiğince ilerler bu yolda, kimi biraz daha gözü açık kimi biraz daha gözü kapalı. Herkes kendi doğumuna ilişkin artıkları, bir ilkçağ dünyasının sümüksü cismini ve yumurta kabuklarını sonuna dek sürükleyip götürür kendisiyle. Kimileri vardır, hiçbir vakit insan aşamasına erişemez; kurbağa olarak, kertenkele olarak, karınca olarak kalır. Kimileri de vücutlarının belden yukarısıyla insan, belden aşağısıyla balıktır. Ama her biri doğanın insan doğrultusunda bir yaratısıdır. Çıkıp geldikleri kaynak ise ortaktır hepsinde: anneler. Hepimiz aynı derinliklerden çıkıp geliriz, ama bir taslak, derinliklerden çıkıp gelen bir yaratık olarak her birimiz kendi öz amacımıza varmak için uğraşıp didiniriz. Birbirimizi anlayabiliriz ancak kendimizi ancak kendimiz açıklayıp yorumlayabiliriz.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Biri benimle konuşsa zaman var olurdu, bana söyleyeceklerinim bir başı ve sonu olurdu, yanıt verdiğim an bir sonraki sözleri oluştururdu. En ufak sohbet zamanı doğurur. Belki bu satırları yazarak ben de zamanı yaratmaya çalıştım: Yazmaya başladım, kağıtları doldurdum, istifledim ancak kimse okumadığından hâlâ "yok"um. Bu kağıtları muhtemelen hiç gelmeyecek bir okuru düşünerek oluşturdum; hayatıma yön veren gizemli olaylardan sağ kurtulan bir insanlık olduğundan emin bile değilim. Ama olur da gelirse bu sayfaları okuyacak ve zihninde bir zamanım olacak. Düşüncelerim onda yaşayacak; o ve ben karışarak yaşayacağız, bu yeni varlık benden ibaret olmayacak çünkü öleceğim ama ondan da ibaret olmayacak çünkü hikayem onun zihnine ekleneceğinden okumaya başlamadan önceki kişi olmayacak. Yüzyıllar ardından bin yıllar geçip de kimse gelmezse ve artık Dünya olduğuna inanmayı kestiğim bu gezegen var olmadığında gerçekten ölmüş olacağım. Elyazımla dolu bu kağıtlar şu masanın üzerinde durduğu sürece birinin zihninde var olabilirim. Sonra hepsi silinecek, güneşler sönecek ve evren gibi ben de yok olacağım.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Reklam